| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
60 "şifalı bitkiler" etiketi kullanan gönderi (sayfa 1)"şifalı bitkiler" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Patlamış mısır, antioksidan zengini çıktı

Daily Mail gazetesinin haberine göre, ABD'de yapılan araştırmada, patlamış mısırın içinde meyve ve sebzelerde bol miktarda bulunan "polyphenol" antioksidan maddesine rastlandı. Bu madde kalp hastalıkları, kanser ve diğer hastalıklarla mücadeleye, vücudun direncini artırması açısından yardımcı olmasıyla biliniyor.

atlat 

Araştırmayı yapan grubun başkanı, Pennsylvania'daki Scranton Üniversitesi'nden kimyager doktor Vinson, patlamış mısırın içinde yüksek seviyelerde polyphenola rastlamalarına çok şaşırdıklarını, bunun nedeninin de büyük olasılıkla bu yiyeceğin işlem görmemiş olmasından kaynaklandığını ifade etti.

Romatizma ve idrar yolu rahatsızlıklarında mısır püskülü

Buğdaygiller familyasındandır. Anayurdu Güney Amerika olan mısır, Amerika Kıtası'nın keşfinden sonra denizciler tarafından Avrupa'ya getirilmiştir. Oradan da, Afrika anakarasından, Mısır üzerinden ülkemize getirildiğinden, dilimizde bu bitkiye mısır adı verildiği sanılmaktadır. 2 m'ye kadar boylanabilen, biryıllık dayanıklı tahıl ve kültür bitkisidir.

Mısırın kökleri toprakta derine kadar iner, kalın ve bol saçaklıdır. 4 cm. çapa ulaşabilen dik gövdesi boğumludur. Bu boğumlar arasında gövdenin içi boş olur. Gövde üzerinde almaşık dizili uzun yaprakları şerit biçiminde, paralel damarlı ve uçları sivridir. Aynı bitki üzerinde ayrı kesimlerde yer alan dişi ve erkek çiçeklerden erkek olanları, gövdenin ucunda başaklar; dişi olanları, yaprak koltuklarında koçanlar halinde görülür.

Dişi çiçeklerin olgunlaşmasıyla meydana gelen mısır tohumları, tek ve kalın bir sap olan koçan üzerinde düzgün sıralar halinde dizilmiş iri taneler şeklinde olur. Konumuzla ilgili olan kısımları, dişi çiçeklerin olgunlaşıp tane biçimine gelmeden önce koçanın ucunda 10-30 cm. uzunlukta oluşturdukları ve adına mısır püskülü denilen ipliksi uzantıları (stigma'ları)dır. Bol güneşli sulak alanları seven mısır bitkisi, ülkemizin su bulunan hemen hemen her yerinde kültür bitkisi olarak yetiştirilirken çok gelişip fazla yer kapladığından tohumlarının toprağa seyrek olarak ekilmesine dikkat edilir.

6000 yıl kadar önce Güney Amerika'daki And Dağları bölgesi yerlileri tarafından yetiştirildiği ve tüketildiği saptanan mısır bitkisinin taneleri, yüksek oranda nişasta ile doymamış yağ asitleri, A vitamini ve sterolleri içerir. Bu yüzden mısır taneleri hem insanlar hem de hayvanlar için değerli bir besin kaynağıdır. İlaç olarak kullanılan mısır püskülünün içerdiği maddeler ise şunlardır: Glikoz ve maltoz gibi şekerler, steroller, reçine, potasyum tuzları ve uçucu yağ.

Açık esmer ya da kırmızımsı renkli hafif ve özel kokusu bulunan mısır püskülünün tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri şöyle özetlenebilir:

1. Sakinleştiricidir.

2. Bedeni güçlendirici toniktir.

3. Romatizma tedavisinde yardımcı olur.

4. İdrar söktürücüdür.

5. Mesane taşlarını düşürür.

6. Üretrit (idrar yolları enfeksiyonu), sistit (mesane enfeksiyonu) ve prostatit (prostat bezi enfeksiyonu) tedavilerinde etkilidir. Özellikle ayrıkotu ve civanperçemi ile birlikte kullanılırsa daha etkili olur.

7. Çocuklarda böbrek sorunlarının atlatılmasına yardımcı olur.

Bu etkileri sağlamak üzere, mısır koçanındaki dişi çiçeklerin döllenme olayı gerçekleşmeden önce ortaya çıkan püskülleri alınır. Bunlar kurutulduğunda bazı etkilerini yitirdiğinden kurutulmadan kullanılması daha doğru olur. 1 bardak kaynar suyun içine 2 tatlı kaşığı kuru ya da taze mısır püskülü konur. 10-15 dakika demlendirilerek elde edilen infüzyondan günde iki-üç kez birer bardak içilir.

Papatya çayı ve ıhlamurun faydaları

Genellikle balçıklı topraklarda, orman çayırlıklarında,eğilimli topraklarda,tahıl,mısır,yonca,patates ve şalgam tarlalarında yetişir.
Yabani papatya ile arasındaki fark;sarı çiçek tabanının içinin oyuk ve kokusunun daha etkili oluşudur. Çiçekler sapsız olarak ,Mayıstan Ağustosa kadar,öğlen güneşinde toplanmalıdır.

*Küçük çocukların her türlü rahatsızlıklarında papatya çayı içirilebilir.

*Özellikle kramplarda ve karın ağrılarında kaynatılıp içilir. Ağrılı bölgelere kurutulmuş papatya ile doldurulmuş sıcak yastıklar koyulmalıdır.

* Bağırsak gazlarının giderilmesinde ve iltihabında kaynatılır ve bolca içirilmelidir.

*İshal,deri döküntüleri,mide rahatsızlıklarını iyileştirmeye yardımcı olur.

*Kadınların adet düzensizliklerinde,adet görememelerinde kaynatılıp içilirse adetin düzelmesine yardımcı olur.

*Sakinleştirici etkisi vardır,uykusuzluğa iyi gelir. Sinir sistemin rahatlatmak, bitkinliği gidermek için papatya banyolarından oldukça iyi sonuç alınabilmektedir.

*Terleticidir,yüksek ateşi düşürücü,boğaz ve bademcik gibi bir çok iltihaplanmalarda, dezenfektan ve iltihap kurutucu olarak kullanılabilir. Kaynatılıp bolca içilir.

*Göz ve göz kapağı iltihaplanmalarında, kaşıntı ve akıntılı deri döküntülerinde dıştan kompres olarak, diş ağrısında gargara olarak ve yaraların yıkanmasında da kullanılır. -Göz ağrılarında,sütle kaynatılan papatyaları sıcak kompres olarak göz kapaklarının üzerine koyulur.

*Sürgün etkisi yapmadan dışarı çıkmayı sağlar. Ayrıca basura dışta, papatya merhemi sürülerek tedaviye yardımcı olunur.

*Nezle ve sinüzitte,papatya buğusu kullanılabilir. Bu uygulamadan sonra dışarı çıkılmamalıdır.

*Soğuk algınlığı için; bir bardak sıcak su, bir çay kaşığı papatya karıştırılır 5 dk üstü kapalı kısık ateşte kaynatılıp demlenip süzülür. Sıcak olarak bal ilave edilerek sabah akşam içilir.(Antiseptiktir)

*Nevralji ve romatizmada papatya yağıyla masaj yapılır. Aynı bölgedeki organ yorgunluklarını da giderir.

*İşitme güçlüğü çekenler içinde ada soğanı kızartıldığı papatya yağını sıcak olarak,sık sık kulağa damlatıldığında yeniden işitmeye faydalı olacaktır.

*İdrar zorluğunu giderir,kumları döker kaynatılmış papatya çayı bir hafta sabah ve akşamları bolca içilmelidir. Kaynatılmış papatya mesanenin üzerine uygulandığında ağrıları da hafifletir.

*Damağı kuvvetlendirir,baş ağrılarını giderir, bunular için kaynatılıp içilir.

*Karaciğer rahatsızlıklarında tedaviye yardımcı olur. Bedeni güçlü tutar. Hepatit B' de bir çay bardağı sıcak suya yarım kahve kaşığı papatya konur,5 dk bekletilir,süzülür,öğle ve akşam yemeklerden 15 dakika önce içilir.

*Erkekler için,afrodizyaktır; kaynatılıp şekerle içilir. *Cilt bakımında; kaynatılmış bitki ve suyu ile haftada bir kez yüz yıkandığında ciltte tazelik ve sağlıklı bir renk kazandırdığı görülecektir. *Saç bakımında:özellikle saçları açık olanlar kaynatılmış papatya suyuyla yıkanır.

*Özellikle hassas ciltlere iyi gelir. Saç köklerini güçlendirir,dökülmesini önler,saç derisini derinlemesine temizler,saç köklerine kadar nüfus eder. Saçı canlandırır. Adaçayı yağı ile birlikte kullanıldığında çok daha iyi sonuçlar alınır.

KULLANIM BİÇİMLERİ

Çay hazırlamak:

bir çay kaşığı dolusu bitki, bir fincan kaynar suda haşlanır ve demlenmesi için kısaca beklenir. Banyo katkısı: Tam banyo için dört avuç dolusu, yüz veya saç yıkamak için bir avuç papatya çiçeği haşlanır ve demlenmesi için kısaca bekletilir. Kompresler: Bir fincan kaynak su, bir yemek kaşığı çiçeğin üstüne dökülür, demlenmesi için kısaca beklenir ve süzüldükten sonra sıcak kompreslerde kullanılır. Bitki yastığı: Keten bezinden yapılmış bir torba, kurutulmuş çiçekle doldurulur ve ağzı dikilir. Kuru bir tavada iyice ısıtılır ve hasta organın üstüne koyulur. Papatya yağı: Güneşli havada toplanmış çiçekler, küçük bir şişenin içinde gevşek olarak doldurulur ve üstüne, saf zeytinyağı dökülür. Zeytinyağı çiçeklerin üstüne çıkmalıdır. Şişe 14 gün güneşte bekletilir. Buzdolabında saklanmalıdır.

Papatya merhemi:

250 gr içyağı tavada iyice kızdırılır ve iki avuç dolusu çiçek bu yağa atılır. Tavadakiler köpüklenmeye başlayınca karıştırılır, ağzı kapatılarak serin bir yere kaldırılır. Ertesi gün hafifçe ısıtılır ve bir keten bezinden geçirilip, posa da sıkılır. Deneyimlere göre, en iyi yöntem şudur: Süzgecin içine bir keten bezi yayılır, süzgeç başka bir kabın üstüne oturtulur ve sıkma işlemine başlanır. Merhem maddesi düzgün bir biçimde karıştırılır ve temiz cam veya toprak kaplara boşaltılır.

IHLAMUR (Tilia argentea- europoea) Ihlamurun çiçeği ilkbaharda toplanarak gölgede kurutulur.

*Kanı temizler ve kan dolaşımını düzenler, kansızlığa, kalp çarpıntısına ve karaciğer zaafiyatine iyi gelir. Enfaktüse faydalıdır.

*Damar kireçlenmesinde, damar tıkanıklıklarında faydalıdır.

*İdrar arttırıcı özelliği vardır, böbrek ve mesaneyi temizler. Böbrek taşlarının düşmesine yardım eder. *Sinirleri kuvvetlendirerek, her türlü sinir bozukluklarını giderir. Yatıştırıcı ve uyutucudur. Vücuda rahatlık verir. Spazm gidericidir. *Balgam söktürücüdür, göğsü yumuşatır, terletici, ateş düşürücü etkisi vardır. Gribal enfeksiyonlarda etkilidir. Astıma, bronşite iyi gelir. Öksürüğü keser.

*Mide salgısını arttırır. Mide ülseri için oldukça faydalıdır, balla karıştırılarak içilir. Mide, bağırsak gazlarını giderir.

*Kabızlığı giderir, baş ağrısı ve dönmelerini iyi gelir, migren tedavisinde kullanılır, sara hastalığına faydalıdır.

*Burkulma ve ezilmelerden kaynaklanan ağrıları dindirir. Yanıklara iyi gelir. Apse ve çıbanların tedavisinde , iltihapları kurutmada kullanılır. Bulantıyı giderir.

*Ihlamur ağacının kabuğu dekoksikasyon yapılarak yatıştırıcı, safra söktürücü olarak kullanılır. Kabuklardan hazırlanan merhem yara iyileşmesinde kullanılır. Ihlamur ağacının kabuğunun altındaki lifler toplanır dövülerek hamur haline getirilir. Bu hamur yaraların tedavisinde kullanılır.

*Ihlamur çayı göz banyosu içinde kullanılır. Gözdeki kızarıklığı alır.

*Cilde güzellik verir. Çilleri giderir. Çiçeklerinden elde edilen su yüze sürülür. Yüzdeki ergenlik çıbanlarını yok eder. Saç dökülmesini önler. *Çocuklar banyo yaptırılırsa iyi gelir.

*UYARI: Daima taze kullanılmalı bekletildiğinde içindeki aktif maddeler kaybolur.

İNCİR (Ficus carica) Ficus carica türünün kurutulmuş meyvalarıdır. Bu tür genellikle 10m kadar yükseklikte bir ağaçtır. Yaprakları saplı, 3-5 loblu ve üzeri pürtüklüdür. Meyva küremsi veya armut biçimindedir. Meyva şekli ve rengine göre birçok kültür formları ayrılmaktadır. Türkiye'de çok tanınmış olanlar şunlardır.

Lop inciri, Sultan inciri: Meyvası soluk sarı renkli olup kurutmaya elverişlidir.

Kavak inciri, Patlıcan inciri: Meyvası morumsu siyah renkli olup, taze halde meyve olarak kullanılır. -100gr. kuru incirin besin değeri içeriği: Enerji 908 kg/ 217kcal, Protein 4 gr, Şeker 55.3gr, Yağ 1.2 gr,Diyet lifi 6.7 gr, Kalsiyum 138gr, Demir 4.2mgr , Magnezyum 91.5mgr, Fosfor 163mgr, Vit B1 0.073mgr, Vit B2 0.072mgr, A, B, C vitaminleri taşımaktadır. -Sütte bulunan kalsiyuma oranla daha fazla kalsiyum içerir. İncir yenilirken, çekirdeklerinin ağızda iyice çiğnendikten sonra yutulması daha faydalıdır.

*Kemik hastalıklarında, gelişim bozukluklarında önerilmektedir.

*Pektik maddelerin kaynağı olmasından dolayı, bağırsaklarda toksik maddelerin atılması, kandaki kolesterol düzeyinin düşürülmesi, şeker hastalıklarında kan şekerinin hızla yükselmesini önler. Taze incir kabızlığı önler. İncirler akşamdan suya konur, sabahleyin aç karnına yenilir. Kuru incir bağırsakların faaliyetini arttırır.( Meyvalardan elde edilen infusyon veya şurup özellikle çocuklarda tehlikesizce kullanılabilen bir müshildir. İncir şurubu şöyle hazırlanır: 120 gr kuru incir parçalanır, 600 gr su içinde 3 saat tutulur ve hafifçe sıkılarak bezden süzülür. Elde edilen sıvı kısım üzerine 400 gr toz şeker ilâve edilir ve bir taşım kaynatılır). Taze incir basur şikayetlerine faydalıdır. Sıtma hastalığına iyi gelir, mideyi çalıştırır. Kuru incir kuru üzümle karıştırılıp yenirse mide ülserine iyi gelir.

*Mineral madde, özellikle demir içeriğinin fazla olması nedeniyle hamileler ve küçük çocuklarda ortaya çıkan vitamin eksikliğinin neden olduğu hastalıklar ile kansızlığa iyi gelmektedir. *Vücudu şişmanlatır, kırk gün anasona batırılarak sabahları aç karnına fıstıkla yenilirse dimağı da zindeleştirir.

*Damar tıkanıklıklarını giderir, karaciğeri kuvvetlendirir, dalak şişkinliğine, , nefes darlığına iyi gelir. *Bronşit, öksürük ve göğüs ağrılarına faydalıdır. Taze incir, sütle birlikte pişirilerek yenilince nezleyi ve boğaz ağrılarını giderir. Balgam söktürücü olarak, bir miktar meyan kökü ve incir kaynatılarak sabah, öğle ,akşam bir çay bardağı içilir. Göğüs hastalıklarında pastırma çemeni ile pişirilip yenilirse iyi gelir. Zehirlenmelerde cevizle yenilir.

*İyi bir sinir yatıştırıcıdır. Vücuda rahatlık verir. Çıbanların olgunlaşmasını sağlar. Lapası yanık ağrılarına iyi gelir. Sütü siğillerin ve nasırların sökülmesini sağlar (Siğillerin üzerine hergün taze sütü sürülür ise siğil zamanla kaybolur).

*Romatizmaya iyi gelir, anason ve sedef çiçeği ile kaynatılarak ılık ılık suyu içilir.

*Bol miktarda yenirse afrodizyak etkilidir.

*Bazı kitaplarda kansere iyi geldiği yazılsa da bu durum tıbben ispatlanamamıştır.

*İncir sütü Doğu Anadolu' da sütü pıhtılaştırıp çökelek elde etmede kullanılır.

Selahattin Dönmez Kolesterol ve Trigliserid düşürücü diyet

Kandaki LDL (kötü) kolesterol düzeyinde düşüşü sağlayan yaşam boyu iyileştirici değişiklik aslında aşağıdaki önemli stratejileri içine alan bir tedavi biçimidir. Eğer bu stratejilerin hepsini beraber kontrol altına alırsanız sağlıklı bir kalbe sahip olursunuz.
Yaşam boyu iyileştirici diyet: Bu diyetin anlamı öğünlerinizde daha az doymuş yağ ve diyet kolesterolü tüketmek demektir. Bu diyeti planlarken günde 200 mg’ın altında kolesterol, toplam enerjinin de % 7’nin altında doymuş yağ içermesine dikkat etmek gerekir. Diyeti uygularken en önemli iki nokta ya sağlığınıza uygun kiloda bulunmalı ya da kilo almaktan korunmalısınız. Birinci aşamada düşük doymuş yağlı ve kolesterollü diyet altında kan LDL (kötü) kolesterol düzeyiniz düşmemiş ise, diyetin çözünür diyet lifi miktarı arttırılır. Çeşitli endüstriyel besinler bitkisel stanolleri ve sterolleri içerebilmektedir. Örneğin kolesterol düşürücü margarin veya salata sosları vb… Bunların beslenmeye eklenmesi LDL (kötü) kolesterolün daha kuvvetli bir şekilde düşürücü etki sağlayabilmektedir.
Vücut ağırlığı denetimi: Eğer bel/kalça oranınız artmış, kilo fazlalığınız varsa, biyokimyasal değerlendirmenizde düşük HDL (iyi) kolesterol ve trigliserit düzeyinizde düşük ise kilo vermeniz LDL (kötü) kolesterolünüzün düşmesine yardımcı olmaktadır.
Fiziksel aktivite: Her gün en az 30 dakika fiziksel aktivite yapmak gerekmektedir. Yapacağınız fiziksel aktivitenin türü ne olursa olsun; HDL (iyi) kolesterol düzeyinde artma, LDL (kötü) kolesterol düzeyinde azalmasına yardımcı olmaktadır.

Diyet örneği

Kahvaltı:

1-2 dilim az yağlı peynir
1 tatlı kaşığı marmelat veya reçel veya fındık ezmesi
3-4 adet yeşil zeytin
1 dilim çavdar, kepekli veya tahıllı ekmek
½ adet portakal
domates dilimleri
Öğle:

1 küçük tabak sebze yemeği
3 yemek kaşığı bulgur pilavı
1 kase az yağlı yoğurt
1-2 dilim çavdar, kepekli veya tahıllı ekmek
salata (1-2 tatlı kaşığı yağ)
İkindi:

1 adet meyve
Akşam:

2 köfte kadar et (tavuk, balık, kırmızı et, hindi)
1 küçük tabak sebze yemeği
½ kase yoğurt
1-2 dilim çavdar, kepekli veya tahıllı ekmek
salata (1-2 tatlı kaşığı yağ)

Günde 2 adet taze ceviz yiyin
Haftada en az iki kere 1 levrek kadar balık tüketin
Yemeklere ve salatalara zeytinyağı veya soya yağı kullanın
Haftada 3-4 kere kuru baklagilleri beslenmenize ekleyin
Bulgur kolesterolün düşmesinde size yardımcı olabilecek en faydalı tahıldır
Meyve olarak tercihiniz turunçgiller (portakal, limon suyu, greyfurt vb...) olsun
Diğer meyveleri kabuklu
Değişik renkte mevsime uygun sebzeleri tercih edin
Makarna, pirinç ve ekmeği kepekli veya esmer
Her gün 60 dakika yürüyüş veya egzersiz
Süt, peynir ve yoğurt tüketirken az yağlı olanlarını satın alın
Çiğ sebzeleri serbest yiyerek kolesterolünüzü daha kolay düşürürsünüz.

Ahmet Maranki böbrek taşı oluşumunu önlemek için pırasa kürü

Böbrek taşları,idrar içerisindeki ürenin yoğunlaşması sonucunda mineraller ve diğer kimyasal maddelerin birleşmesiyle oluşuyor.Zaman içinde kristalize olan maddeler bir araya gelerek taş oluşumuna neden oluyor.

Başlangıçta haftada 3-4 gün öğle ve akşam yemeklerinde pırasa yemeye özen gösterin. Gün içinde en az 1.5 litre su içmeye önem verin.

Pırasa potasyum, kalsiyum, demir ve fosfor bakımından çok zengindir.Aynı zamanda E, C, B1 ve B2 vitaminleri ile A vitamini içerir.Pırasa bu özelliklerinin yanısıra hem böbreklerinizin daha iyi çalışmasına yardımcı olur, hem de böbrek taşlarının oluşumunu önler

Pırasada böbrek taşlarının oluşumunu engelleyici etken maddeler bulunmaktadır.Böbreklerde oksalat kristal oluşumunu engelleyen içeriğindeki metal-chelator özelliği olan bu etken maddelerdir.

Pırasanın yanı sıra portakal suyu da ürik asidin kristalize olmasını engelleyen nitrat oranını artırarak böbrek taşı oluşumunu önlemektedir


 

 

Suna dumankaya Doğal ve sağlıklı saçlar için bitkisel macun

sac Suna Dumankaya'dan saçları sağlıklı ve hızlı uzatan doğal destek önerisi

Malzemeler:


• 1 kahve fincanı zeytinyağı

• 1 tatlı kaşığı maydanoz tohumu yağı

• 1 tatlı kaşığı ısırgan tohumu yağı

• 1 tatlı kaşığı keten tohumu yağı

• 1 tatlı kaşığı çörekotu yağı


Hazırlanışı: Malzemeleri bir kapta karıştırdıktan sonra benmari usulü ile biraz ısıtın. Ilıyan yağ karışımını saç diplerinize friksiyon yaparak yedirdikten sonra streç filmle sarın. En az 2 en fazla 8 saat beklettikten sonra saçınızı şampuanla yıkayın. Haftada 1 kez uygulayabilirsiniz.


 

Cilt bakımı için doğal kayısı yağı

Doğal Kayısı Yağı
Cilde canlılık verir. Yüzde oluşan kırışıklıkları giderir. Nemlendirici özelliğe sahiptir. Bağırsak parazitlerinin giderilmesinde kullanılır. Yüz temizliğinde kullanılır. Cilde canlılık verir. Cilde pamuk yardımı ile sürülür. Bir fincan suya 2-3 damla damlatılarak kullanılır.


 

Ahmet maranki ağrı kesici doğal şifalı bitkiler

Bitkiler, binlerce yıldan bugüne kadar ağrı kesici olarak kullanılıyor.

İşte merak ettiğiniz ağrı kesici bitkiler

Kekik yağı (romatizma): Kekik yağının içinde bulunan karvakrol ve timol maddelerinin güçlü ağrı kesiciler olduğu ispat edilmiştir. Kekik yağı, romatizma ağrılarının giderilmesinde zeytinyağı ile karıştırıldıktan sonra dıştan ovularak kullanılır.


Haşhaş (çeşitli): Haşhaş meyvesinden elde edilen ve “opiatlar” denen afyon alkaloitleri (Morfin gibi) güçlü ağrı kesicilerdir.


Gümüşdüğme (migren): Ülkemizde de yaygın olarak bulunan Gümüşdüğme bitkisinin yaprakları migren ağrılarını gidermek amacı ile kullanılır. Bu kullanım özellikle İngiltere, Kanada gibi ülkelerde oldukça yaygındır.


Güzelavrat otu: Zehirli bir bitkidir. Doktor kontrolünde kullanılması gerekmektedir. İltihaplı ağrıları kesici özelliği vardır.


Karanfil esansı (diş): Karanfil esansı ve etkili maddesi öjenol diş hekimliğinde kullanılan ağrı kesici ilaçların terkibine katılır. Halk arasında diş çürüğünün içine 1-2 damla koyularak kullanılmaktadır.


Şeytantırnağı kökü (hafif ağrı): Güney Afrika’da yetişen bu bitkinin kökünden hazırlanan çay dahilen hafif ağrı kesici olarak kullanılır.


Köpek üzümü, yaban mersini (yara): Kurutulmuş çiçekli dallarından hazırlanan çay ağrı kesici olarak içilir. Yaralar ve basur memeleri köpek üzümü çayı ile yıkanır.


Papatya çiçeği (basur): Papatya Çayı basur gibi iltihaplı yaralara karşı pansuman halinde ağrı kesici ve yara iyileştirici olarak kullanılır.


Zeytinyağı (baş) : Uzmanlar zeytinyağını da ağrıya karşı “birebir” bitki yağları arasında gösteriyor. Bunun sebebi ise sızma zeytinyağında, ağrı kesici ilaçlarda da bulunan “ İbuprofen “ adlı maddenin bulunmasıdır.

Hangi ağrılarda hangi bitki etkili


Baş: Sızma zeytinyağı tüketimi, migren gibi genelde kronik ağrıların etkilerini azaltmaktadır. Baş ağrısı için mentol ve okaliptüs yağı da önerilmektedir.


Boyun ve bel: Kafuru 10 gün boyunca günde bir kere ağrıyan bölgelere sürmek yeterli. Özellikle bel ağrılarında zencefil ve edrefil (cennet biberi) karışımı uygulanabilir. Bu, yakıcı bir karışımdır ve çok iyi ağrı kesicidir. O bölgenin sıcak kalması için de yünlü bir bezle sarılır. Ancak bunun mukozaya yani göze, ağza ve burna kaçmamasına özen gösterilmelidir, çünkü yakıcıdır ve mukozaya zarar verir. Günde 1 kere olmak üzere 3 gün süre ile uygulanır.


Eklemler (diz, dirsek, kol, bacaklar): Kafur ağrı kesici olarak romatizmal rahatsızlıklarda etkili olmaktadır. Ancak bu kesinlikle dahilen kullanılmaz çünkü zehirlidir, haricen sürülmelidir. 3 tablet kâfur, 250 gr saf alkol içinde eritilir. Ağrı olan bölgeye ve civarına diz, dirsek, kol ve bacakların eklem yerlerine sürülür.


Diz kapakları: Halk arasında domates ilacı olarak bilinen salisilik asit, saf alkol içinde eritilir. Ağrıyan bölgelere, ayak parmaklarına ve diz kapaklarına günde 1 kere olmak üzere 10 gün süre ile sürülür.


Eskiden salisilik asit satılmadığı için söğüt ağacı dal ve yaprakları kaynatıldıktan sonra çıkan su, doğal salisilik asit elde edilirdi.


Bütün vücut: Susam yağı sinir uçlarını uyarıcı etkiye sahiptir. Hindistan’da insanlar, saç uçlarından ayak uçlarına kadar tüm vücutlarına ayda bir kez susam yağı ile masaj yapıyorlar. Vücut gevşiyor, rahatlıyor. Kekik yağı, zeytinyağı ile karıştırılarak özellikle romatizmal ağrılarda, ağrıyan bölgeye sürülebilir. Ancak kekik yağı yakıcı bir yağ olduğu için tek başına sürülmesi sakıncalıdır.


 

Ender saraç formula 7 zayıflama hapı-7 şifalı bitki içeren

Fiziksel ve psikolojik sağlığımız için;Kilo kontrolü dikkat edilmesi gereken en temel unsurlardan birisidir. Pek çok hastalığın temelinde kilo düzensizliği temel rol oynar.

Gelişen hayat tarzları beslenme alışkanlıklarının değişmesi ve fiziksel aktivitenin azalması sonucunda kilo kontrolü gittikçe zorlaşmakta. Kilo kontrolü için beslenme düzeni ve spor temel olarak vazgeçilmeyen öğelerdir. Bu ögelerin yanısıra değişik çeşitte takviyeler ile kilo kontrolü desteklenebilir.

Ahmet Maranki karanfilin faydaları


Karanfil: Zengibar, Filipinler ve Hindistan’da yetiştirilen, kış aylarında yapraklarını dökmeyen bir ağaçtır. Çiçeğinin tomurcuklarına karanfil denilmektedir. Genellikle baharat olarak kullanılmaktadır.

Çiçeklerinden elde edilen karanfil yağının içeriğinde hidrokarbür, euganol, salisilik asid ve karyofilin vardır. Güzel kokuludur. Tadı acıdır.

Karanfilin Faydaları: Mikropları öldürür. Ağrıları dindirir.


Sinirleri uyarır. Hazmı kolaylaştırır.Gaz söktürücüdür.


İştah açar. İshali keser. Bedensel ve zihinsel yorgunlukları gidermekte etkilidir.


Cinsel arzuları kamçılar. Doğumu kolaylaştırır.


Karanfil ağız kokusunu giderir.Karanfil esansı diş macunlarında kullanılır.


 


Ahmet Maranki Sağlık ve Güzellik önerileri