| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
39 "kadın" etiketi kullanan gönderi (sayfa 1)"kadın" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Cinsel gücü artıran yiyecekler

cinsel Çin'de yapılan bir araştırma sonuçlarına göre, Viagra etkisi yapan ve uzmanların cinsel güç ve cinsel isteği artırmak için tavsiye ettiği yiyecekler kadınlara ve erkeklere göre şöyle sıralanmakta:

Erkekler için:

maydanoz bol c vitamini içerdiği için kadınlar ve erkekler için gençlik ve sağlık kaynağıdır

nane, tarçın, kekik, vanilya, sivri biber, hardal, kereviz, ayçiçeği, greyfurt, susam, yumurta, kuşkonmaz, enginar, bezelye, badem, ceviz, hindi çinko içerir üstelik daha ucuz ve protein açısından da zengindir, roka bol miktarda demir ve C vitamini içerir,

Şalgam, antep fıstığı ve fındık içerdikleri doymamış yağ asitleri ve E vitamininden dolayı afrodizyak olarak kullanılırlar,

salatalık, kuşkonmaz, soğan, domates, fesleğen, karpuz, Hindistan cevizi, bal, pekmez, kivi, mango.

Kadınlar için önerilen cinsel güç artırıcı yiyecekler:

Çikolata içeriğindeki yüksek şeker ve kalori nedeniyle cinsel uyarıcı ve keyif verici. Çikolata beyindeki serotonin seviyesini de artırıyor ve mutluluk hissi veriyor.

Ve kadınlar erkeklere nispeten çikolatanın bu özelliklerine karşı daha duyarlı.

Ahududu, yoğurt, kırmızıbiber, köri ve diğer baharatlar ile baharatlı yiyeceklerin de kadınlar üstünde cinsel açıdan yararlı olduğu söylenmekte.

Rezene: Bilinen en eski afrodizyaklardan olan rezeneden hergün bir parça tüketilmesi cinsel gücü artırır. Rezenenin tohumundan çay da yapılır.

Bitki Çayları: Vücuttaki sıvıların akışını hızlandıran bitki çayları içilince, kan dolaşımı hızlanır tutkularda ve heyecanlarda artış olur. Enerji seviyesini de yükselten bitki çayları seks yaşamını canlandırır.

Ginseng: Binlerce yıldan beri Çin'de ilaç yapımında kullanılan ginseng; hormonal sistemi uyarır, erken yaşlanma sürecini yavaşlatır ve göz ardı edilemeyecek güçler verir. Limon: Yemeklerde kullanılan limon tuzu ve limon suyu, seks gücünün artmasında olumlu etki yapmaktadır

Kısırlık için doğal macun

dogal Herbalist Şevki Güngör'den kısırlık için doğal macun tarifi:

Herbalist Şevki Güngör önerdiği doğal macunun , kısırlık ve iktidarsızlığa karşı çok etkili olduğunu söylüyor. Ancak bu macunu, şeker hastalığı, ülser, bağırsak iltihabı ve mide rahatsızlığı olan kişilerin kullanması uygun değildir.

Malzemeler:

• 100 gram polen • 100 gram ısırgan tohumu • 50 gram çakşır tozu • 50 gram çörekotu • 10 gram arı sütü • Üzüm çekirdeği • Keten tohumu • Deve dikeni • Zencefil

Uygulama: Malzemelerin tamamını karıştırdıktan sonra kavanoza koyarak serin bir yerde saklayın. Günde üç öğün yemeklerden 1 saat sonra 1 tatlı kaşığı yiyin.

Egzersiz yaparken kaslarınızı besleyin

Egzersiz yapanlar kaslarını nasıl beslemeli?

egzersiz Yaşınız ilerledikçe vücudunuzun sarkmasını ve metabolizmanızın yavaşlamasını istemiyorsanız, düzenli egzersiz yapıp sıkı kaslara sahip olmanız gerekir.

Erkeklerde ve kadınlarda güçlü bir kas ve kemik yapısına ship olabilmek için mutlaka yapılan egzersize uygun beslenme tarzı seçilmelidir. Aksi halde kas kütlenizi kaybedebilirsiniz. O zaman da ince fakat sallanan bir bedeniniz olacaktır.

Egzersiz odaklı bir beslenme şeklinde protein ve karbonhidrat içeren besinlerin dengesi ve tüketme zamanı çok önemlidir.

Uluslararası Sporcu Beslenmesi Topluluğu'nun yayınladığı son raporda, dayanıklılıkta artış ve kas yapımı için proteinlerin ve karbonhidratların çok önemli olduğu bir kez daha ifade edilmiştir.

Egzersiz Yapanlar Kaslarını Nasıl Beslemeli? Özellikle ergenlik dönemi içinde yeterli ve dengeli beslenme ile egzersiz büyük önem taşıır. Bu dönemde sağlık için yapılanlar, yetişkinlik dönemine yapılan altın bir yatırım olacaktır. Ancak egzersiz yapan kişiler ne yemeleri gerektiğini tam olarak bilemiyorlar.

Bu konudaki altın kuralları şöyle sıralayabiliriz:

* Mutlaka karbonhidrat alınmalıdır.

Karbonhidrat (CHO) tüketmeyen (ekmek, makarna, bulgur, kuru baklagil, meyve, sebze) bir sporcu benzini olmayan bir arabaya benzer. Karbonhidratlar, kasların çalışması ve kan şekeri seviyesini dengelemek için birincil yakıtı sağlamaktadırlar.

Araştırmacılar, antrenman esnasında yüksek karbonhidrat içeren (kalorinin % 65’inin CHO olması ) bir diyet öneriyorlar. Bazı durumlarda kaslardaki glikojen depolarını maksimum seviyeye getirmek için diyetteki karbonhidrat dağılımı % 70’e dahi çıkartılabilir. Kaslardaki glikojen depoları ne kadar dolu ise vücut daha uzun süre dirençli olur, bitkinlik-yorgunluk hali görülmez.

* Mutlaka protein alınmalıdır.

Karbonhidrat tüketiminin yanında proteinler (yumurta, süt, peynir, fındık, et, tavuk, balık) de eklenirse, direnç ve dayanıklılık egzersizlerinde yağsız vücut kitlesinin (kas) daha iyi arttığı görülecektir. Özellikle antrenman öncesi ve hemen sonrasında protein tüketimi önem taşımaktadır.

* Karbonhidratlar ve proteinler uzun egzersiz devrelerinden önce alınmalıdır.

Karbonhidratı ve proteini kombinasyon olarak içeren yiyecek ve içecekleri egzersiz öncesinde birarada tüketmek, kuvveti ve yağsız vücut kitlesini artırdığı bulunmuştur. Örneğin; süt ya da soyalı içecekler, yoğurt ve meyve, az yağlı peynir ve kraker, ton balığı ya da fıstık ezmesi ile yapılmış bir sandviç gibi.

* Karbonhidratlar ve proteinler uzun egzersiz devreleri sırasında alınmalıdır.

Son yapılan araştırmalar karbonhidratların her 10 ile 15 dakikada (saatte 30 ile 60 gram karbonhidrat) sindirildiğini, uzun bir bisiklet yarışının sonuna kadar depoların dayandığını göstermektedir.

Bununla beraber, karbonhidratlara ek olarak az miktarda protein ilave ederek (ortalama 3-4 gram karbonhidrata 1 gram protein gibi düşünülebilir) harika bir performans yaratmak mümkün olacaktır ve çok çalıştırılan kas kütlesinin korunmasının sağlandığı da rapor edilmiştir.

* Karbonhidratlar ve proteinler uzun egzersiz devrelerinin hemen sonrasında alınmalıdır.

Karbonhidratlar ve proteinler (3 grama, 1 gram) özellikle şiddetli bir egzersiz sonrasındaki ilk 30 dakikada yenildiğinde, kaslarda biten glikojen depolarının yenilenmesini sağlar.

3 gram karbonhidrata 1 gram protein kuralının en etkili ve lezzetli alım yolu çikolatalı süt içmek olacaktır. 1 kupa meyve ilaveli süt, yaklaşık 26 gram karbonhidrat ve 8 gram protein içermektedir.

Romatizma ve idrar yolu rahatsızlıklarında mısır püskülü

Buğdaygiller familyasındandır. Anayurdu Güney Amerika olan mısır, Amerika Kıtası'nın keşfinden sonra denizciler tarafından Avrupa'ya getirilmiştir. Oradan da, Afrika anakarasından, Mısır üzerinden ülkemize getirildiğinden, dilimizde bu bitkiye mısır adı verildiği sanılmaktadır. 2 m'ye kadar boylanabilen, biryıllık dayanıklı tahıl ve kültür bitkisidir.

Mısırın kökleri toprakta derine kadar iner, kalın ve bol saçaklıdır. 4 cm. çapa ulaşabilen dik gövdesi boğumludur. Bu boğumlar arasında gövdenin içi boş olur. Gövde üzerinde almaşık dizili uzun yaprakları şerit biçiminde, paralel damarlı ve uçları sivridir. Aynı bitki üzerinde ayrı kesimlerde yer alan dişi ve erkek çiçeklerden erkek olanları, gövdenin ucunda başaklar; dişi olanları, yaprak koltuklarında koçanlar halinde görülür.

Dişi çiçeklerin olgunlaşmasıyla meydana gelen mısır tohumları, tek ve kalın bir sap olan koçan üzerinde düzgün sıralar halinde dizilmiş iri taneler şeklinde olur. Konumuzla ilgili olan kısımları, dişi çiçeklerin olgunlaşıp tane biçimine gelmeden önce koçanın ucunda 10-30 cm. uzunlukta oluşturdukları ve adına mısır püskülü denilen ipliksi uzantıları (stigma'ları)dır. Bol güneşli sulak alanları seven mısır bitkisi, ülkemizin su bulunan hemen hemen her yerinde kültür bitkisi olarak yetiştirilirken çok gelişip fazla yer kapladığından tohumlarının toprağa seyrek olarak ekilmesine dikkat edilir.

6000 yıl kadar önce Güney Amerika'daki And Dağları bölgesi yerlileri tarafından yetiştirildiği ve tüketildiği saptanan mısır bitkisinin taneleri, yüksek oranda nişasta ile doymamış yağ asitleri, A vitamini ve sterolleri içerir. Bu yüzden mısır taneleri hem insanlar hem de hayvanlar için değerli bir besin kaynağıdır. İlaç olarak kullanılan mısır püskülünün içerdiği maddeler ise şunlardır: Glikoz ve maltoz gibi şekerler, steroller, reçine, potasyum tuzları ve uçucu yağ.

Açık esmer ya da kırmızımsı renkli hafif ve özel kokusu bulunan mısır püskülünün tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri şöyle özetlenebilir:

1. Sakinleştiricidir.

2. Bedeni güçlendirici toniktir.

3. Romatizma tedavisinde yardımcı olur.

4. İdrar söktürücüdür.

5. Mesane taşlarını düşürür.

6. Üretrit (idrar yolları enfeksiyonu), sistit (mesane enfeksiyonu) ve prostatit (prostat bezi enfeksiyonu) tedavilerinde etkilidir. Özellikle ayrıkotu ve civanperçemi ile birlikte kullanılırsa daha etkili olur.

7. Çocuklarda böbrek sorunlarının atlatılmasına yardımcı olur.

Bu etkileri sağlamak üzere, mısır koçanındaki dişi çiçeklerin döllenme olayı gerçekleşmeden önce ortaya çıkan püskülleri alınır. Bunlar kurutulduğunda bazı etkilerini yitirdiğinden kurutulmadan kullanılması daha doğru olur. 1 bardak kaynar suyun içine 2 tatlı kaşığı kuru ya da taze mısır püskülü konur. 10-15 dakika demlendirilerek elde edilen infüzyondan günde iki-üç kez birer bardak içilir.

Papatya çayı ve ıhlamurun faydaları

Genellikle balçıklı topraklarda, orman çayırlıklarında,eğilimli topraklarda,tahıl,mısır,yonca,patates ve şalgam tarlalarında yetişir.
Yabani papatya ile arasındaki fark;sarı çiçek tabanının içinin oyuk ve kokusunun daha etkili oluşudur. Çiçekler sapsız olarak ,Mayıstan Ağustosa kadar,öğlen güneşinde toplanmalıdır.

*Küçük çocukların her türlü rahatsızlıklarında papatya çayı içirilebilir.

*Özellikle kramplarda ve karın ağrılarında kaynatılıp içilir. Ağrılı bölgelere kurutulmuş papatya ile doldurulmuş sıcak yastıklar koyulmalıdır.

* Bağırsak gazlarının giderilmesinde ve iltihabında kaynatılır ve bolca içirilmelidir.

*İshal,deri döküntüleri,mide rahatsızlıklarını iyileştirmeye yardımcı olur.

*Kadınların adet düzensizliklerinde,adet görememelerinde kaynatılıp içilirse adetin düzelmesine yardımcı olur.

*Sakinleştirici etkisi vardır,uykusuzluğa iyi gelir. Sinir sistemin rahatlatmak, bitkinliği gidermek için papatya banyolarından oldukça iyi sonuç alınabilmektedir.

*Terleticidir,yüksek ateşi düşürücü,boğaz ve bademcik gibi bir çok iltihaplanmalarda, dezenfektan ve iltihap kurutucu olarak kullanılabilir. Kaynatılıp bolca içilir.

*Göz ve göz kapağı iltihaplanmalarında, kaşıntı ve akıntılı deri döküntülerinde dıştan kompres olarak, diş ağrısında gargara olarak ve yaraların yıkanmasında da kullanılır. -Göz ağrılarında,sütle kaynatılan papatyaları sıcak kompres olarak göz kapaklarının üzerine koyulur.

*Sürgün etkisi yapmadan dışarı çıkmayı sağlar. Ayrıca basura dışta, papatya merhemi sürülerek tedaviye yardımcı olunur.

*Nezle ve sinüzitte,papatya buğusu kullanılabilir. Bu uygulamadan sonra dışarı çıkılmamalıdır.

*Soğuk algınlığı için; bir bardak sıcak su, bir çay kaşığı papatya karıştırılır 5 dk üstü kapalı kısık ateşte kaynatılıp demlenip süzülür. Sıcak olarak bal ilave edilerek sabah akşam içilir.(Antiseptiktir)

*Nevralji ve romatizmada papatya yağıyla masaj yapılır. Aynı bölgedeki organ yorgunluklarını da giderir.

*İşitme güçlüğü çekenler içinde ada soğanı kızartıldığı papatya yağını sıcak olarak,sık sık kulağa damlatıldığında yeniden işitmeye faydalı olacaktır.

*İdrar zorluğunu giderir,kumları döker kaynatılmış papatya çayı bir hafta sabah ve akşamları bolca içilmelidir. Kaynatılmış papatya mesanenin üzerine uygulandığında ağrıları da hafifletir.

*Damağı kuvvetlendirir,baş ağrılarını giderir, bunular için kaynatılıp içilir.

*Karaciğer rahatsızlıklarında tedaviye yardımcı olur. Bedeni güçlü tutar. Hepatit B' de bir çay bardağı sıcak suya yarım kahve kaşığı papatya konur,5 dk bekletilir,süzülür,öğle ve akşam yemeklerden 15 dakika önce içilir.

*Erkekler için,afrodizyaktır; kaynatılıp şekerle içilir. *Cilt bakımında; kaynatılmış bitki ve suyu ile haftada bir kez yüz yıkandığında ciltte tazelik ve sağlıklı bir renk kazandırdığı görülecektir. *Saç bakımında:özellikle saçları açık olanlar kaynatılmış papatya suyuyla yıkanır.

*Özellikle hassas ciltlere iyi gelir. Saç köklerini güçlendirir,dökülmesini önler,saç derisini derinlemesine temizler,saç köklerine kadar nüfus eder. Saçı canlandırır. Adaçayı yağı ile birlikte kullanıldığında çok daha iyi sonuçlar alınır.

KULLANIM BİÇİMLERİ

Çay hazırlamak:

bir çay kaşığı dolusu bitki, bir fincan kaynar suda haşlanır ve demlenmesi için kısaca beklenir. Banyo katkısı: Tam banyo için dört avuç dolusu, yüz veya saç yıkamak için bir avuç papatya çiçeği haşlanır ve demlenmesi için kısaca bekletilir. Kompresler: Bir fincan kaynak su, bir yemek kaşığı çiçeğin üstüne dökülür, demlenmesi için kısaca beklenir ve süzüldükten sonra sıcak kompreslerde kullanılır. Bitki yastığı: Keten bezinden yapılmış bir torba, kurutulmuş çiçekle doldurulur ve ağzı dikilir. Kuru bir tavada iyice ısıtılır ve hasta organın üstüne koyulur. Papatya yağı: Güneşli havada toplanmış çiçekler, küçük bir şişenin içinde gevşek olarak doldurulur ve üstüne, saf zeytinyağı dökülür. Zeytinyağı çiçeklerin üstüne çıkmalıdır. Şişe 14 gün güneşte bekletilir. Buzdolabında saklanmalıdır.

Papatya merhemi:

250 gr içyağı tavada iyice kızdırılır ve iki avuç dolusu çiçek bu yağa atılır. Tavadakiler köpüklenmeye başlayınca karıştırılır, ağzı kapatılarak serin bir yere kaldırılır. Ertesi gün hafifçe ısıtılır ve bir keten bezinden geçirilip, posa da sıkılır. Deneyimlere göre, en iyi yöntem şudur: Süzgecin içine bir keten bezi yayılır, süzgeç başka bir kabın üstüne oturtulur ve sıkma işlemine başlanır. Merhem maddesi düzgün bir biçimde karıştırılır ve temiz cam veya toprak kaplara boşaltılır.

IHLAMUR (Tilia argentea- europoea) Ihlamurun çiçeği ilkbaharda toplanarak gölgede kurutulur.

*Kanı temizler ve kan dolaşımını düzenler, kansızlığa, kalp çarpıntısına ve karaciğer zaafiyatine iyi gelir. Enfaktüse faydalıdır.

*Damar kireçlenmesinde, damar tıkanıklıklarında faydalıdır.

*İdrar arttırıcı özelliği vardır, böbrek ve mesaneyi temizler. Böbrek taşlarının düşmesine yardım eder. *Sinirleri kuvvetlendirerek, her türlü sinir bozukluklarını giderir. Yatıştırıcı ve uyutucudur. Vücuda rahatlık verir. Spazm gidericidir. *Balgam söktürücüdür, göğsü yumuşatır, terletici, ateş düşürücü etkisi vardır. Gribal enfeksiyonlarda etkilidir. Astıma, bronşite iyi gelir. Öksürüğü keser.

*Mide salgısını arttırır. Mide ülseri için oldukça faydalıdır, balla karıştırılarak içilir. Mide, bağırsak gazlarını giderir.

*Kabızlığı giderir, baş ağrısı ve dönmelerini iyi gelir, migren tedavisinde kullanılır, sara hastalığına faydalıdır.

*Burkulma ve ezilmelerden kaynaklanan ağrıları dindirir. Yanıklara iyi gelir. Apse ve çıbanların tedavisinde , iltihapları kurutmada kullanılır. Bulantıyı giderir.

*Ihlamur ağacının kabuğu dekoksikasyon yapılarak yatıştırıcı, safra söktürücü olarak kullanılır. Kabuklardan hazırlanan merhem yara iyileşmesinde kullanılır. Ihlamur ağacının kabuğunun altındaki lifler toplanır dövülerek hamur haline getirilir. Bu hamur yaraların tedavisinde kullanılır.

*Ihlamur çayı göz banyosu içinde kullanılır. Gözdeki kızarıklığı alır.

*Cilde güzellik verir. Çilleri giderir. Çiçeklerinden elde edilen su yüze sürülür. Yüzdeki ergenlik çıbanlarını yok eder. Saç dökülmesini önler. *Çocuklar banyo yaptırılırsa iyi gelir.

*UYARI: Daima taze kullanılmalı bekletildiğinde içindeki aktif maddeler kaybolur.

İNCİR (Ficus carica) Ficus carica türünün kurutulmuş meyvalarıdır. Bu tür genellikle 10m kadar yükseklikte bir ağaçtır. Yaprakları saplı, 3-5 loblu ve üzeri pürtüklüdür. Meyva küremsi veya armut biçimindedir. Meyva şekli ve rengine göre birçok kültür formları ayrılmaktadır. Türkiye'de çok tanınmış olanlar şunlardır.

Lop inciri, Sultan inciri: Meyvası soluk sarı renkli olup kurutmaya elverişlidir.

Kavak inciri, Patlıcan inciri: Meyvası morumsu siyah renkli olup, taze halde meyve olarak kullanılır. -100gr. kuru incirin besin değeri içeriği: Enerji 908 kg/ 217kcal, Protein 4 gr, Şeker 55.3gr, Yağ 1.2 gr,Diyet lifi 6.7 gr, Kalsiyum 138gr, Demir 4.2mgr , Magnezyum 91.5mgr, Fosfor 163mgr, Vit B1 0.073mgr, Vit B2 0.072mgr, A, B, C vitaminleri taşımaktadır. -Sütte bulunan kalsiyuma oranla daha fazla kalsiyum içerir. İncir yenilirken, çekirdeklerinin ağızda iyice çiğnendikten sonra yutulması daha faydalıdır.

*Kemik hastalıklarında, gelişim bozukluklarında önerilmektedir.

*Pektik maddelerin kaynağı olmasından dolayı, bağırsaklarda toksik maddelerin atılması, kandaki kolesterol düzeyinin düşürülmesi, şeker hastalıklarında kan şekerinin hızla yükselmesini önler. Taze incir kabızlığı önler. İncirler akşamdan suya konur, sabahleyin aç karnına yenilir. Kuru incir bağırsakların faaliyetini arttırır.( Meyvalardan elde edilen infusyon veya şurup özellikle çocuklarda tehlikesizce kullanılabilen bir müshildir. İncir şurubu şöyle hazırlanır: 120 gr kuru incir parçalanır, 600 gr su içinde 3 saat tutulur ve hafifçe sıkılarak bezden süzülür. Elde edilen sıvı kısım üzerine 400 gr toz şeker ilâve edilir ve bir taşım kaynatılır). Taze incir basur şikayetlerine faydalıdır. Sıtma hastalığına iyi gelir, mideyi çalıştırır. Kuru incir kuru üzümle karıştırılıp yenirse mide ülserine iyi gelir.

*Mineral madde, özellikle demir içeriğinin fazla olması nedeniyle hamileler ve küçük çocuklarda ortaya çıkan vitamin eksikliğinin neden olduğu hastalıklar ile kansızlığa iyi gelmektedir. *Vücudu şişmanlatır, kırk gün anasona batırılarak sabahları aç karnına fıstıkla yenilirse dimağı da zindeleştirir.

*Damar tıkanıklıklarını giderir, karaciğeri kuvvetlendirir, dalak şişkinliğine, , nefes darlığına iyi gelir. *Bronşit, öksürük ve göğüs ağrılarına faydalıdır. Taze incir, sütle birlikte pişirilerek yenilince nezleyi ve boğaz ağrılarını giderir. Balgam söktürücü olarak, bir miktar meyan kökü ve incir kaynatılarak sabah, öğle ,akşam bir çay bardağı içilir. Göğüs hastalıklarında pastırma çemeni ile pişirilip yenilirse iyi gelir. Zehirlenmelerde cevizle yenilir.

*İyi bir sinir yatıştırıcıdır. Vücuda rahatlık verir. Çıbanların olgunlaşmasını sağlar. Lapası yanık ağrılarına iyi gelir. Sütü siğillerin ve nasırların sökülmesini sağlar (Siğillerin üzerine hergün taze sütü sürülür ise siğil zamanla kaybolur).

*Romatizmaya iyi gelir, anason ve sedef çiçeği ile kaynatılarak ılık ılık suyu içilir.

*Bol miktarda yenirse afrodizyak etkilidir.

*Bazı kitaplarda kansere iyi geldiği yazılsa da bu durum tıbben ispatlanamamıştır.

*İncir sütü Doğu Anadolu' da sütü pıhtılaştırıp çökelek elde etmede kullanılır.

Suna dumankaya Doğal ve sağlıklı saçlar için bitkisel macun

sac Suna Dumankaya'dan saçları sağlıklı ve hızlı uzatan doğal destek önerisi

Malzemeler:


• 1 kahve fincanı zeytinyağı

• 1 tatlı kaşığı maydanoz tohumu yağı

• 1 tatlı kaşığı ısırgan tohumu yağı

• 1 tatlı kaşığı keten tohumu yağı

• 1 tatlı kaşığı çörekotu yağı


Hazırlanışı: Malzemeleri bir kapta karıştırdıktan sonra benmari usulü ile biraz ısıtın. Ilıyan yağ karışımını saç diplerinize friksiyon yaparak yedirdikten sonra streç filmle sarın. En az 2 en fazla 8 saat beklettikten sonra saçınızı şampuanla yıkayın. Haftada 1 kez uygulayabilirsiniz.


 

Cilt bakımı için doğal kayısı yağı

Doğal Kayısı Yağı
Cilde canlılık verir. Yüzde oluşan kırışıklıkları giderir. Nemlendirici özelliğe sahiptir. Bağırsak parazitlerinin giderilmesinde kullanılır. Yüz temizliğinde kullanılır. Cilde canlılık verir. Cilde pamuk yardımı ile sürülür. Bir fincan suya 2-3 damla damlatılarak kullanılır.


 

Suna dumankaya hazımsızlık için bitki çayı

haz Malzemeler:

Bir tutam papatya (yumuşatır),

Bir tutam Funda yaprağı (suyu atar),

Bir tutam biberiye (yağ yakar),

Bir tutamsinameki (bağırsakları çalıştırır),

Bir tutam anason (idrarı arttırır)

Bir tutam rezene (sinirlere iyi gelir)

Hazırlanışı: Malzemeleri 1 su bardağı kaynar suda çay gibi demleyip Her gün bir su bardağı için.

Suna Dumankaya

 

Suna dumankaya uykusuzluk için bitki çayı

uyku Bir tutam melisa otu, Bir tutam papatya ve Bir tutam anason ile bir say meyan kökünü 250 gr. suda 2 dakika kadar kaynatın, bu çaydan yatmadan önce bir fincan için.

Uykusuzluk cildinizin yorulmasına neden olur. Bu nedenle her gün 8 saat uyumaya özen gösterin.

Suna Dumankaya

VAZELİNLE PENİS BÜYÜTME

en Asya’da erkekler, penislerini büyütmek için organlarına vazelin ve benzeri yağları enjekte ediyorlar.

Doktorlarsa, bu yüzden rahatsızlanan giderek daha çok sayıdaki erkeği tedavi etmekle boğuşuyor.

Doktorlar, vazelin enjekte etmek yüzünden, peniste doku tahribatının yol açtığı ciddi deformasyonlar meydana geldiğini belirttiler. Enjeksiyon sonucu enfeksiyon ortaya çıkmasının ise kangrene yol açabildiği bildirildi.

Londra’daki Üroloji Enstitüsü’nden Manit Arya, güneydoğu Asya ülkelerinde penis büyütme operasyonlarının çok yaygın olduğunu söyledi. Ancak Batı’daki doktorlar, erkeklerin kendi kendilerine uyguladıkları bu “penis büyütme yönteminin” İngiltere ve ABD’de de kullanılmaya başladığını belirtiyorlar. Doktorlar, Batı’daki erkeklerin bu yöntemi Asya’ya yaptıkları ziyaretlerde öğrendiklerini sanıyorlar.

Kendilerine başvuran ilginç bir vakayı anlatan Dr. Manit Arya, penisine yağ enjekte eden 31 yaşındaki bir erkeğin penisinin büyümeye devam ettiğini ve ereksiyon olamadığını gördüklerini söyledi. Arya, hastanın penis dokusunun altındaki ölmüş hücrelerin ameliyatla alındığı ve kendisine psikolojik tedavi almasının tavsiye edildiğini anlattı.


Ahmet Maranki Sağlık ve Güzellik önerileri