| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
115 "sağlık" etiketi kullanan gönderi (sayfa 1)"sağlık" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Cinsel gücü artıran yiyecekler

cinsel Çin'de yapılan bir araştırma sonuçlarına göre, Viagra etkisi yapan ve uzmanların cinsel güç ve cinsel isteği artırmak için tavsiye ettiği yiyecekler kadınlara ve erkeklere göre şöyle sıralanmakta:

Erkekler için:

maydanoz bol c vitamini içerdiği için kadınlar ve erkekler için gençlik ve sağlık kaynağıdır

nane, tarçın, kekik, vanilya, sivri biber, hardal, kereviz, ayçiçeği, greyfurt, susam, yumurta, kuşkonmaz, enginar, bezelye, badem, ceviz, hindi çinko içerir üstelik daha ucuz ve protein açısından da zengindir, roka bol miktarda demir ve C vitamini içerir,

Şalgam, antep fıstığı ve fındık içerdikleri doymamış yağ asitleri ve E vitamininden dolayı afrodizyak olarak kullanılırlar,

salatalık, kuşkonmaz, soğan, domates, fesleğen, karpuz, Hindistan cevizi, bal, pekmez, kivi, mango.

Kadınlar için önerilen cinsel güç artırıcı yiyecekler:

Çikolata içeriğindeki yüksek şeker ve kalori nedeniyle cinsel uyarıcı ve keyif verici. Çikolata beyindeki serotonin seviyesini de artırıyor ve mutluluk hissi veriyor.

Ve kadınlar erkeklere nispeten çikolatanın bu özelliklerine karşı daha duyarlı.

Ahududu, yoğurt, kırmızıbiber, köri ve diğer baharatlar ile baharatlı yiyeceklerin de kadınlar üstünde cinsel açıdan yararlı olduğu söylenmekte.

Rezene: Bilinen en eski afrodizyaklardan olan rezeneden hergün bir parça tüketilmesi cinsel gücü artırır. Rezenenin tohumundan çay da yapılır.

Bitki Çayları: Vücuttaki sıvıların akışını hızlandıran bitki çayları içilince, kan dolaşımı hızlanır tutkularda ve heyecanlarda artış olur. Enerji seviyesini de yükselten bitki çayları seks yaşamını canlandırır.

Ginseng: Binlerce yıldan beri Çin'de ilaç yapımında kullanılan ginseng; hormonal sistemi uyarır, erken yaşlanma sürecini yavaşlatır ve göz ardı edilemeyecek güçler verir. Limon: Yemeklerde kullanılan limon tuzu ve limon suyu, seks gücünün artmasında olumlu etki yapmaktadır

Kısırlık için doğal macun

dogal Herbalist Şevki Güngör'den kısırlık için doğal macun tarifi:

Herbalist Şevki Güngör önerdiği doğal macunun , kısırlık ve iktidarsızlığa karşı çok etkili olduğunu söylüyor. Ancak bu macunu, şeker hastalığı, ülser, bağırsak iltihabı ve mide rahatsızlığı olan kişilerin kullanması uygun değildir.

Malzemeler:

• 100 gram polen • 100 gram ısırgan tohumu • 50 gram çakşır tozu • 50 gram çörekotu • 10 gram arı sütü • Üzüm çekirdeği • Keten tohumu • Deve dikeni • Zencefil

Uygulama: Malzemelerin tamamını karıştırdıktan sonra kavanoza koyarak serin bir yerde saklayın. Günde üç öğün yemeklerden 1 saat sonra 1 tatlı kaşığı yiyin.

Egzersiz yaparken kaslarınızı besleyin

Egzersiz yapanlar kaslarını nasıl beslemeli?

egzersiz Yaşınız ilerledikçe vücudunuzun sarkmasını ve metabolizmanızın yavaşlamasını istemiyorsanız, düzenli egzersiz yapıp sıkı kaslara sahip olmanız gerekir.

Erkeklerde ve kadınlarda güçlü bir kas ve kemik yapısına ship olabilmek için mutlaka yapılan egzersize uygun beslenme tarzı seçilmelidir. Aksi halde kas kütlenizi kaybedebilirsiniz. O zaman da ince fakat sallanan bir bedeniniz olacaktır.

Egzersiz odaklı bir beslenme şeklinde protein ve karbonhidrat içeren besinlerin dengesi ve tüketme zamanı çok önemlidir.

Uluslararası Sporcu Beslenmesi Topluluğu'nun yayınladığı son raporda, dayanıklılıkta artış ve kas yapımı için proteinlerin ve karbonhidratların çok önemli olduğu bir kez daha ifade edilmiştir.

Egzersiz Yapanlar Kaslarını Nasıl Beslemeli? Özellikle ergenlik dönemi içinde yeterli ve dengeli beslenme ile egzersiz büyük önem taşıır. Bu dönemde sağlık için yapılanlar, yetişkinlik dönemine yapılan altın bir yatırım olacaktır. Ancak egzersiz yapan kişiler ne yemeleri gerektiğini tam olarak bilemiyorlar.

Bu konudaki altın kuralları şöyle sıralayabiliriz:

* Mutlaka karbonhidrat alınmalıdır.

Karbonhidrat (CHO) tüketmeyen (ekmek, makarna, bulgur, kuru baklagil, meyve, sebze) bir sporcu benzini olmayan bir arabaya benzer. Karbonhidratlar, kasların çalışması ve kan şekeri seviyesini dengelemek için birincil yakıtı sağlamaktadırlar.

Araştırmacılar, antrenman esnasında yüksek karbonhidrat içeren (kalorinin % 65’inin CHO olması ) bir diyet öneriyorlar. Bazı durumlarda kaslardaki glikojen depolarını maksimum seviyeye getirmek için diyetteki karbonhidrat dağılımı % 70’e dahi çıkartılabilir. Kaslardaki glikojen depoları ne kadar dolu ise vücut daha uzun süre dirençli olur, bitkinlik-yorgunluk hali görülmez.

* Mutlaka protein alınmalıdır.

Karbonhidrat tüketiminin yanında proteinler (yumurta, süt, peynir, fındık, et, tavuk, balık) de eklenirse, direnç ve dayanıklılık egzersizlerinde yağsız vücut kitlesinin (kas) daha iyi arttığı görülecektir. Özellikle antrenman öncesi ve hemen sonrasında protein tüketimi önem taşımaktadır.

* Karbonhidratlar ve proteinler uzun egzersiz devrelerinden önce alınmalıdır.

Karbonhidratı ve proteini kombinasyon olarak içeren yiyecek ve içecekleri egzersiz öncesinde birarada tüketmek, kuvveti ve yağsız vücut kitlesini artırdığı bulunmuştur. Örneğin; süt ya da soyalı içecekler, yoğurt ve meyve, az yağlı peynir ve kraker, ton balığı ya da fıstık ezmesi ile yapılmış bir sandviç gibi.

* Karbonhidratlar ve proteinler uzun egzersiz devreleri sırasında alınmalıdır.

Son yapılan araştırmalar karbonhidratların her 10 ile 15 dakikada (saatte 30 ile 60 gram karbonhidrat) sindirildiğini, uzun bir bisiklet yarışının sonuna kadar depoların dayandığını göstermektedir.

Bununla beraber, karbonhidratlara ek olarak az miktarda protein ilave ederek (ortalama 3-4 gram karbonhidrata 1 gram protein gibi düşünülebilir) harika bir performans yaratmak mümkün olacaktır ve çok çalıştırılan kas kütlesinin korunmasının sağlandığı da rapor edilmiştir.

* Karbonhidratlar ve proteinler uzun egzersiz devrelerinin hemen sonrasında alınmalıdır.

Karbonhidratlar ve proteinler (3 grama, 1 gram) özellikle şiddetli bir egzersiz sonrasındaki ilk 30 dakikada yenildiğinde, kaslarda biten glikojen depolarının yenilenmesini sağlar.

3 gram karbonhidrata 1 gram protein kuralının en etkili ve lezzetli alım yolu çikolatalı süt içmek olacaktır. 1 kupa meyve ilaveli süt, yaklaşık 26 gram karbonhidrat ve 8 gram protein içermektedir.

İbrahim Saraçoğlundan Cinsel Gücü Artıran Yiyecekler

Havuç: Tavşanlar neden çok çoğalıyor dersiniz? Havuçtaki seks hormanlarını aktive eden bileşenler yüzünden... Prof. Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu "havuç doğal viagradır" diyor.

Antep Fıstığı: Protein ve bol E vitamini ihtiva eder. Cinsel arzunun uyarılmasını sağlar. Mutlu bir evlilik için, afrodizyak otlardan yararlanmakta fayda var

Ay çekirdeği: Cinsel arzuyu artırıyor ama sivilce ve kilolarda da artışa neden oluyor. Birinden birini seçeceksiniz!

Yulaf ezmesi: Özellikle kadınlarda cinsel isteksizliği giderir. Hormonları düzenler ve vücut direncini artırır. Her sabah sütlü yulaf ezmesinin içine isterseniz ceviz, fındık, antepfıstığı koyabilirsiniz. Bu kuvvetli öğünle gününüzü daha kolay geçirebilirsiniz.

İbrahim saraçoğlu

Kolestrolü Düşürmenin doğal Yolları

Geçen yıl yalnızca kalp ilaçlarına Türkiye 1.5 milyon dolar harcadı. Ameliyatlar, doktor kontrolleri bunun dışında. Kalbinizi korumak için artık bilinçlenin. Hatta kendinizin ve ailenizin doktoru olun. İlaç paralarından, çok ciddi operasyonardan küçük önlemlerle kurtulabilirsiniz.

Bu dosyada kalp hastalıklarının en ciddi habercilerinden biri kolesterol konusunu ele aldık. Kolesterolünüzü öğrenin, kontrol altında tutun ve kalp hastalıklarının ciddi sinyallerinden birini kendi kendinize iyileştirin. İşin uzmanı doktorlar sizi bu dosya ile bilinçlendirecekler. Prof. Dr. Bingür Sönmez, Prof. Dr. Murat Ersanlı, Diyetisyen Zeynep Koç kolesterol düşürmede en yeni teknikleri gösterecekler. Uygulayın ve damarlarınızı tıkayan kolesterolünüzü düşürün.

10 YAŞINDAKİ ÇOCUĞUNUZUN KOLESTEROLÜNÜ ÖLÇTÜRÜN!
Kalp hastalıklarının önünü kesmek için önemli bir gösterge sayılan kolesterol ölçümü pek çok kişi tarafından ihmal ediliyor. Prof. Dr. Bingür Sönmez ise ailelere, 10 yaşından itibaren çocuklarının kolesterol değerlerine baktırmayı tavsiye ediyor.

Kalp sağlığı için sadece 'iyi kalpli' olmak yetmediği gibi pek çok kişi de kalbini yormak için elinden geleni yapıyor. Kalp hastalıkları için önemli bir gösterge olan kolesterol değerlerinin ölçümü ise çoğunlukla ihmal ediliyor. Memorial Hospital Kalp Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü Başkanı Prof. Dr. Bingür Sönmez, kolesterolün kalp sağlığı için önemini anlattı:

MUTLAKA TEST YAPTIRIN
* Kolesterol kalp hastalığı riskini tam olarak gösteriyor mu, yoksa kolesterol ölçümü bir moda mı oldu?
Kalp hastalığının nedeni sadece kolesterol değildir. Ameliyat ettiğimiz birçok hastanın kolesterolünün normal olduğunu görüyoruz. Burada henüz sırrına ulaşamadığımız ince bir nokta var. Tıpkı kanserin tanımlanmasındaki gibi o büyüyü çözdüğümüz zaman damar sertliğini de çözmüş olacağız. Ancak; çok faktörlü bir hastalık olan damar sertliği içinde, kolesterolün yüksek olması önemli bir 'erken hastalık' nedenidir.

* Kalp hastalığı riski olmayan birinin kolesterol ölçtürmesi lazım mı?
Rutin olarak 40 yaşından sonra her yıl kan yağlarına baktırmak lazım. Eğer ailesel hikayesi ve diyabeti varsa bu 40 yaşı 30 yaşa indirmek lazım. Kolesterolü düşürmek için herkes bir Lokman Hekim ilacı bekliyor. 'Şu otu ye, iyi olacaksın' dememi bekliyorlar ama olay çok faktörlü. Hem diyet yapacaksın, hem kilo almayacaksın, hem spor yapacaksın, hem stresten arınacaksın. Kalp hastalıklarından ancak öyle korunabilirsin.

* Kolesterolü kaç yaşından itibaren ölçtürmek lazım?
Ailelerin 10 yaş civarındaki çocuklarının kan şekeri, kan yağları ve tansiyonunu mutlaka kontrol ettirmeleri gerekir. On yaşında olup kolesterolü bin civarında olan insanlar var. Bu vakalar çoğunlukla ailesel oluyor. Yani anne ya da babasında kolesterol olmuş oluyor ama bu da şart değil. Annebabada hiç kolesterol olmaz ama çocukta olabilir. Çünkü aile köklerinde vardır. Çocukların kolesterollerini ölçtürün, çünkü tekrar ediyorum sürpriz sonuçlarla karşılaşabilirsiniz.

* Kalp sağlığını korumaya kaç yaşında başlamalı?
Anti aging gençleşme değil yaşlanmayı önleme yöntemidir. Kalp sağlığını korumaya 15 yaşından sonra başlanmalı. Bol sebze, meyve, tavuk yenmeli. Okul kantininde kolalı içecekler vitrinden geri plana atıldı, hamburger satışları yasaklandı. 'Kalbimi Seviyorum', kampanyasından sonra Tarım Bakanlığı'nın müfettişleri kontrol ediyorlar. Cips, kolalı yiyecekler, hamburgerler kantinlerden artık yavaş yavaş atılıyor. Bu tedbirlerin sonuçlarını önümüzdeki 15 yıl içinde alacağız.

Ender Saraçtan Düşük Popolar için Egzersiz

Yaş ilerledikçe kasların ve cildin sıkılığını kaybetmesi sonucu, özellikle kadınlarda popo sarkması denilen olay meydana gelir. İşte bunun için Dr ender saraç çok basit bir egzersiz programı öneriyor. Bu programı en az 3 hafta uyguladığınızda ancak sonuç alabileceksiniz.
1- Sırt üstü olarak yere yatarak dizlerinizi kendinize doğru çekin. Poponuzu yerden yukarı doğru kaldırın. Poponuz yere değmeyecek şekilde hereketi tekrarlayın.
2- Yüz üstü yere uzanın ve bacaklarınızı tek te yukarı doğru kaldırın. Bu hereketleri yaparken belinizi çok zorlamamaya gayret edin. Eğer biraz daha etkili olsun isterseniz iki bacağınızı geriye doğru kaldırım.
Son olarak kaslarınızı esneterek egzersizleri bitirin.

Romatizma ve idrar yolu rahatsızlıklarında mısır püskülü

Buğdaygiller familyasındandır. Anayurdu Güney Amerika olan mısır, Amerika Kıtası'nın keşfinden sonra denizciler tarafından Avrupa'ya getirilmiştir. Oradan da, Afrika anakarasından, Mısır üzerinden ülkemize getirildiğinden, dilimizde bu bitkiye mısır adı verildiği sanılmaktadır. 2 m'ye kadar boylanabilen, biryıllık dayanıklı tahıl ve kültür bitkisidir.

Mısırın kökleri toprakta derine kadar iner, kalın ve bol saçaklıdır. 4 cm. çapa ulaşabilen dik gövdesi boğumludur. Bu boğumlar arasında gövdenin içi boş olur. Gövde üzerinde almaşık dizili uzun yaprakları şerit biçiminde, paralel damarlı ve uçları sivridir. Aynı bitki üzerinde ayrı kesimlerde yer alan dişi ve erkek çiçeklerden erkek olanları, gövdenin ucunda başaklar; dişi olanları, yaprak koltuklarında koçanlar halinde görülür.

Dişi çiçeklerin olgunlaşmasıyla meydana gelen mısır tohumları, tek ve kalın bir sap olan koçan üzerinde düzgün sıralar halinde dizilmiş iri taneler şeklinde olur. Konumuzla ilgili olan kısımları, dişi çiçeklerin olgunlaşıp tane biçimine gelmeden önce koçanın ucunda 10-30 cm. uzunlukta oluşturdukları ve adına mısır püskülü denilen ipliksi uzantıları (stigma'ları)dır. Bol güneşli sulak alanları seven mısır bitkisi, ülkemizin su bulunan hemen hemen her yerinde kültür bitkisi olarak yetiştirilirken çok gelişip fazla yer kapladığından tohumlarının toprağa seyrek olarak ekilmesine dikkat edilir.

6000 yıl kadar önce Güney Amerika'daki And Dağları bölgesi yerlileri tarafından yetiştirildiği ve tüketildiği saptanan mısır bitkisinin taneleri, yüksek oranda nişasta ile doymamış yağ asitleri, A vitamini ve sterolleri içerir. Bu yüzden mısır taneleri hem insanlar hem de hayvanlar için değerli bir besin kaynağıdır. İlaç olarak kullanılan mısır püskülünün içerdiği maddeler ise şunlardır: Glikoz ve maltoz gibi şekerler, steroller, reçine, potasyum tuzları ve uçucu yağ.

Açık esmer ya da kırmızımsı renkli hafif ve özel kokusu bulunan mısır püskülünün tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri şöyle özetlenebilir:

1. Sakinleştiricidir.

2. Bedeni güçlendirici toniktir.

3. Romatizma tedavisinde yardımcı olur.

4. İdrar söktürücüdür.

5. Mesane taşlarını düşürür.

6. Üretrit (idrar yolları enfeksiyonu), sistit (mesane enfeksiyonu) ve prostatit (prostat bezi enfeksiyonu) tedavilerinde etkilidir. Özellikle ayrıkotu ve civanperçemi ile birlikte kullanılırsa daha etkili olur.

7. Çocuklarda böbrek sorunlarının atlatılmasına yardımcı olur.

Bu etkileri sağlamak üzere, mısır koçanındaki dişi çiçeklerin döllenme olayı gerçekleşmeden önce ortaya çıkan püskülleri alınır. Bunlar kurutulduğunda bazı etkilerini yitirdiğinden kurutulmadan kullanılması daha doğru olur. 1 bardak kaynar suyun içine 2 tatlı kaşığı kuru ya da taze mısır püskülü konur. 10-15 dakika demlendirilerek elde edilen infüzyondan günde iki-üç kez birer bardak içilir.

Papatya çayı ve ıhlamurun faydaları

Genellikle balçıklı topraklarda, orman çayırlıklarında,eğilimli topraklarda,tahıl,mısır,yonca,patates ve şalgam tarlalarında yetişir.
Yabani papatya ile arasındaki fark;sarı çiçek tabanının içinin oyuk ve kokusunun daha etkili oluşudur. Çiçekler sapsız olarak ,Mayıstan Ağustosa kadar,öğlen güneşinde toplanmalıdır.

*Küçük çocukların her türlü rahatsızlıklarında papatya çayı içirilebilir.

*Özellikle kramplarda ve karın ağrılarında kaynatılıp içilir. Ağrılı bölgelere kurutulmuş papatya ile doldurulmuş sıcak yastıklar koyulmalıdır.

* Bağırsak gazlarının giderilmesinde ve iltihabında kaynatılır ve bolca içirilmelidir.

*İshal,deri döküntüleri,mide rahatsızlıklarını iyileştirmeye yardımcı olur.

*Kadınların adet düzensizliklerinde,adet görememelerinde kaynatılıp içilirse adetin düzelmesine yardımcı olur.

*Sakinleştirici etkisi vardır,uykusuzluğa iyi gelir. Sinir sistemin rahatlatmak, bitkinliği gidermek için papatya banyolarından oldukça iyi sonuç alınabilmektedir.

*Terleticidir,yüksek ateşi düşürücü,boğaz ve bademcik gibi bir çok iltihaplanmalarda, dezenfektan ve iltihap kurutucu olarak kullanılabilir. Kaynatılıp bolca içilir.

*Göz ve göz kapağı iltihaplanmalarında, kaşıntı ve akıntılı deri döküntülerinde dıştan kompres olarak, diş ağrısında gargara olarak ve yaraların yıkanmasında da kullanılır. -Göz ağrılarında,sütle kaynatılan papatyaları sıcak kompres olarak göz kapaklarının üzerine koyulur.

*Sürgün etkisi yapmadan dışarı çıkmayı sağlar. Ayrıca basura dışta, papatya merhemi sürülerek tedaviye yardımcı olunur.

*Nezle ve sinüzitte,papatya buğusu kullanılabilir. Bu uygulamadan sonra dışarı çıkılmamalıdır.

*Soğuk algınlığı için; bir bardak sıcak su, bir çay kaşığı papatya karıştırılır 5 dk üstü kapalı kısık ateşte kaynatılıp demlenip süzülür. Sıcak olarak bal ilave edilerek sabah akşam içilir.(Antiseptiktir)

*Nevralji ve romatizmada papatya yağıyla masaj yapılır. Aynı bölgedeki organ yorgunluklarını da giderir.

*İşitme güçlüğü çekenler içinde ada soğanı kızartıldığı papatya yağını sıcak olarak,sık sık kulağa damlatıldığında yeniden işitmeye faydalı olacaktır.

*İdrar zorluğunu giderir,kumları döker kaynatılmış papatya çayı bir hafta sabah ve akşamları bolca içilmelidir. Kaynatılmış papatya mesanenin üzerine uygulandığında ağrıları da hafifletir.

*Damağı kuvvetlendirir,baş ağrılarını giderir, bunular için kaynatılıp içilir.

*Karaciğer rahatsızlıklarında tedaviye yardımcı olur. Bedeni güçlü tutar. Hepatit B' de bir çay bardağı sıcak suya yarım kahve kaşığı papatya konur,5 dk bekletilir,süzülür,öğle ve akşam yemeklerden 15 dakika önce içilir.

*Erkekler için,afrodizyaktır; kaynatılıp şekerle içilir. *Cilt bakımında; kaynatılmış bitki ve suyu ile haftada bir kez yüz yıkandığında ciltte tazelik ve sağlıklı bir renk kazandırdığı görülecektir. *Saç bakımında:özellikle saçları açık olanlar kaynatılmış papatya suyuyla yıkanır.

*Özellikle hassas ciltlere iyi gelir. Saç köklerini güçlendirir,dökülmesini önler,saç derisini derinlemesine temizler,saç köklerine kadar nüfus eder. Saçı canlandırır. Adaçayı yağı ile birlikte kullanıldığında çok daha iyi sonuçlar alınır.

KULLANIM BİÇİMLERİ

Çay hazırlamak:

bir çay kaşığı dolusu bitki, bir fincan kaynar suda haşlanır ve demlenmesi için kısaca beklenir. Banyo katkısı: Tam banyo için dört avuç dolusu, yüz veya saç yıkamak için bir avuç papatya çiçeği haşlanır ve demlenmesi için kısaca bekletilir. Kompresler: Bir fincan kaynak su, bir yemek kaşığı çiçeğin üstüne dökülür, demlenmesi için kısaca beklenir ve süzüldükten sonra sıcak kompreslerde kullanılır. Bitki yastığı: Keten bezinden yapılmış bir torba, kurutulmuş çiçekle doldurulur ve ağzı dikilir. Kuru bir tavada iyice ısıtılır ve hasta organın üstüne koyulur. Papatya yağı: Güneşli havada toplanmış çiçekler, küçük bir şişenin içinde gevşek olarak doldurulur ve üstüne, saf zeytinyağı dökülür. Zeytinyağı çiçeklerin üstüne çıkmalıdır. Şişe 14 gün güneşte bekletilir. Buzdolabında saklanmalıdır.

Papatya merhemi:

250 gr içyağı tavada iyice kızdırılır ve iki avuç dolusu çiçek bu yağa atılır. Tavadakiler köpüklenmeye başlayınca karıştırılır, ağzı kapatılarak serin bir yere kaldırılır. Ertesi gün hafifçe ısıtılır ve bir keten bezinden geçirilip, posa da sıkılır. Deneyimlere göre, en iyi yöntem şudur: Süzgecin içine bir keten bezi yayılır, süzgeç başka bir kabın üstüne oturtulur ve sıkma işlemine başlanır. Merhem maddesi düzgün bir biçimde karıştırılır ve temiz cam veya toprak kaplara boşaltılır.

IHLAMUR (Tilia argentea- europoea) Ihlamurun çiçeği ilkbaharda toplanarak gölgede kurutulur.

*Kanı temizler ve kan dolaşımını düzenler, kansızlığa, kalp çarpıntısına ve karaciğer zaafiyatine iyi gelir. Enfaktüse faydalıdır.

*Damar kireçlenmesinde, damar tıkanıklıklarında faydalıdır.

*İdrar arttırıcı özelliği vardır, böbrek ve mesaneyi temizler. Böbrek taşlarının düşmesine yardım eder. *Sinirleri kuvvetlendirerek, her türlü sinir bozukluklarını giderir. Yatıştırıcı ve uyutucudur. Vücuda rahatlık verir. Spazm gidericidir. *Balgam söktürücüdür, göğsü yumuşatır, terletici, ateş düşürücü etkisi vardır. Gribal enfeksiyonlarda etkilidir. Astıma, bronşite iyi gelir. Öksürüğü keser.

*Mide salgısını arttırır. Mide ülseri için oldukça faydalıdır, balla karıştırılarak içilir. Mide, bağırsak gazlarını giderir.

*Kabızlığı giderir, baş ağrısı ve dönmelerini iyi gelir, migren tedavisinde kullanılır, sara hastalığına faydalıdır.

*Burkulma ve ezilmelerden kaynaklanan ağrıları dindirir. Yanıklara iyi gelir. Apse ve çıbanların tedavisinde , iltihapları kurutmada kullanılır. Bulantıyı giderir.

*Ihlamur ağacının kabuğu dekoksikasyon yapılarak yatıştırıcı, safra söktürücü olarak kullanılır. Kabuklardan hazırlanan merhem yara iyileşmesinde kullanılır. Ihlamur ağacının kabuğunun altındaki lifler toplanır dövülerek hamur haline getirilir. Bu hamur yaraların tedavisinde kullanılır.

*Ihlamur çayı göz banyosu içinde kullanılır. Gözdeki kızarıklığı alır.

*Cilde güzellik verir. Çilleri giderir. Çiçeklerinden elde edilen su yüze sürülür. Yüzdeki ergenlik çıbanlarını yok eder. Saç dökülmesini önler. *Çocuklar banyo yaptırılırsa iyi gelir.

*UYARI: Daima taze kullanılmalı bekletildiğinde içindeki aktif maddeler kaybolur.

İNCİR (Ficus carica) Ficus carica türünün kurutulmuş meyvalarıdır. Bu tür genellikle 10m kadar yükseklikte bir ağaçtır. Yaprakları saplı, 3-5 loblu ve üzeri pürtüklüdür. Meyva küremsi veya armut biçimindedir. Meyva şekli ve rengine göre birçok kültür formları ayrılmaktadır. Türkiye'de çok tanınmış olanlar şunlardır.

Lop inciri, Sultan inciri: Meyvası soluk sarı renkli olup kurutmaya elverişlidir.

Kavak inciri, Patlıcan inciri: Meyvası morumsu siyah renkli olup, taze halde meyve olarak kullanılır. -100gr. kuru incirin besin değeri içeriği: Enerji 908 kg/ 217kcal, Protein 4 gr, Şeker 55.3gr, Yağ 1.2 gr,Diyet lifi 6.7 gr, Kalsiyum 138gr, Demir 4.2mgr , Magnezyum 91.5mgr, Fosfor 163mgr, Vit B1 0.073mgr, Vit B2 0.072mgr, A, B, C vitaminleri taşımaktadır. -Sütte bulunan kalsiyuma oranla daha fazla kalsiyum içerir. İncir yenilirken, çekirdeklerinin ağızda iyice çiğnendikten sonra yutulması daha faydalıdır.

*Kemik hastalıklarında, gelişim bozukluklarında önerilmektedir.

*Pektik maddelerin kaynağı olmasından dolayı, bağırsaklarda toksik maddelerin atılması, kandaki kolesterol düzeyinin düşürülmesi, şeker hastalıklarında kan şekerinin hızla yükselmesini önler. Taze incir kabızlığı önler. İncirler akşamdan suya konur, sabahleyin aç karnına yenilir. Kuru incir bağırsakların faaliyetini arttırır.( Meyvalardan elde edilen infusyon veya şurup özellikle çocuklarda tehlikesizce kullanılabilen bir müshildir. İncir şurubu şöyle hazırlanır: 120 gr kuru incir parçalanır, 600 gr su içinde 3 saat tutulur ve hafifçe sıkılarak bezden süzülür. Elde edilen sıvı kısım üzerine 400 gr toz şeker ilâve edilir ve bir taşım kaynatılır). Taze incir basur şikayetlerine faydalıdır. Sıtma hastalığına iyi gelir, mideyi çalıştırır. Kuru incir kuru üzümle karıştırılıp yenirse mide ülserine iyi gelir.

*Mineral madde, özellikle demir içeriğinin fazla olması nedeniyle hamileler ve küçük çocuklarda ortaya çıkan vitamin eksikliğinin neden olduğu hastalıklar ile kansızlığa iyi gelmektedir. *Vücudu şişmanlatır, kırk gün anasona batırılarak sabahları aç karnına fıstıkla yenilirse dimağı da zindeleştirir.

*Damar tıkanıklıklarını giderir, karaciğeri kuvvetlendirir, dalak şişkinliğine, , nefes darlığına iyi gelir. *Bronşit, öksürük ve göğüs ağrılarına faydalıdır. Taze incir, sütle birlikte pişirilerek yenilince nezleyi ve boğaz ağrılarını giderir. Balgam söktürücü olarak, bir miktar meyan kökü ve incir kaynatılarak sabah, öğle ,akşam bir çay bardağı içilir. Göğüs hastalıklarında pastırma çemeni ile pişirilip yenilirse iyi gelir. Zehirlenmelerde cevizle yenilir.

*İyi bir sinir yatıştırıcıdır. Vücuda rahatlık verir. Çıbanların olgunlaşmasını sağlar. Lapası yanık ağrılarına iyi gelir. Sütü siğillerin ve nasırların sökülmesini sağlar (Siğillerin üzerine hergün taze sütü sürülür ise siğil zamanla kaybolur).

*Romatizmaya iyi gelir, anason ve sedef çiçeği ile kaynatılarak ılık ılık suyu içilir.

*Bol miktarda yenirse afrodizyak etkilidir.

*Bazı kitaplarda kansere iyi geldiği yazılsa da bu durum tıbben ispatlanamamıştır.

*İncir sütü Doğu Anadolu' da sütü pıhtılaştırıp çökelek elde etmede kullanılır.

Selahattin Dönmez Kolesterol ve Trigliserid düşürücü diyet

Kandaki LDL (kötü) kolesterol düzeyinde düşüşü sağlayan yaşam boyu iyileştirici değişiklik aslında aşağıdaki önemli stratejileri içine alan bir tedavi biçimidir. Eğer bu stratejilerin hepsini beraber kontrol altına alırsanız sağlıklı bir kalbe sahip olursunuz.
Yaşam boyu iyileştirici diyet: Bu diyetin anlamı öğünlerinizde daha az doymuş yağ ve diyet kolesterolü tüketmek demektir. Bu diyeti planlarken günde 200 mg’ın altında kolesterol, toplam enerjinin de % 7’nin altında doymuş yağ içermesine dikkat etmek gerekir. Diyeti uygularken en önemli iki nokta ya sağlığınıza uygun kiloda bulunmalı ya da kilo almaktan korunmalısınız. Birinci aşamada düşük doymuş yağlı ve kolesterollü diyet altında kan LDL (kötü) kolesterol düzeyiniz düşmemiş ise, diyetin çözünür diyet lifi miktarı arttırılır. Çeşitli endüstriyel besinler bitkisel stanolleri ve sterolleri içerebilmektedir. Örneğin kolesterol düşürücü margarin veya salata sosları vb… Bunların beslenmeye eklenmesi LDL (kötü) kolesterolün daha kuvvetli bir şekilde düşürücü etki sağlayabilmektedir.
Vücut ağırlığı denetimi: Eğer bel/kalça oranınız artmış, kilo fazlalığınız varsa, biyokimyasal değerlendirmenizde düşük HDL (iyi) kolesterol ve trigliserit düzeyinizde düşük ise kilo vermeniz LDL (kötü) kolesterolünüzün düşmesine yardımcı olmaktadır.
Fiziksel aktivite: Her gün en az 30 dakika fiziksel aktivite yapmak gerekmektedir. Yapacağınız fiziksel aktivitenin türü ne olursa olsun; HDL (iyi) kolesterol düzeyinde artma, LDL (kötü) kolesterol düzeyinde azalmasına yardımcı olmaktadır.

Diyet örneği

Kahvaltı:

1-2 dilim az yağlı peynir
1 tatlı kaşığı marmelat veya reçel veya fındık ezmesi
3-4 adet yeşil zeytin
1 dilim çavdar, kepekli veya tahıllı ekmek
½ adet portakal
domates dilimleri
Öğle:

1 küçük tabak sebze yemeği
3 yemek kaşığı bulgur pilavı
1 kase az yağlı yoğurt
1-2 dilim çavdar, kepekli veya tahıllı ekmek
salata (1-2 tatlı kaşığı yağ)
İkindi:

1 adet meyve
Akşam:

2 köfte kadar et (tavuk, balık, kırmızı et, hindi)
1 küçük tabak sebze yemeği
½ kase yoğurt
1-2 dilim çavdar, kepekli veya tahıllı ekmek
salata (1-2 tatlı kaşığı yağ)

Günde 2 adet taze ceviz yiyin
Haftada en az iki kere 1 levrek kadar balık tüketin
Yemeklere ve salatalara zeytinyağı veya soya yağı kullanın
Haftada 3-4 kere kuru baklagilleri beslenmenize ekleyin
Bulgur kolesterolün düşmesinde size yardımcı olabilecek en faydalı tahıldır
Meyve olarak tercihiniz turunçgiller (portakal, limon suyu, greyfurt vb...) olsun
Diğer meyveleri kabuklu
Değişik renkte mevsime uygun sebzeleri tercih edin
Makarna, pirinç ve ekmeği kepekli veya esmer
Her gün 60 dakika yürüyüş veya egzersiz
Süt, peynir ve yoğurt tüketirken az yağlı olanlarını satın alın
Çiğ sebzeleri serbest yiyerek kolesterolünüzü daha kolay düşürürsünüz.

Suna dumankaya Doğal ve sağlıklı saçlar için bitkisel macun

sac Suna Dumankaya'dan saçları sağlıklı ve hızlı uzatan doğal destek önerisi

Malzemeler:


• 1 kahve fincanı zeytinyağı

• 1 tatlı kaşığı maydanoz tohumu yağı

• 1 tatlı kaşığı ısırgan tohumu yağı

• 1 tatlı kaşığı keten tohumu yağı

• 1 tatlı kaşığı çörekotu yağı


Hazırlanışı: Malzemeleri bir kapta karıştırdıktan sonra benmari usulü ile biraz ısıtın. Ilıyan yağ karışımını saç diplerinize friksiyon yaparak yedirdikten sonra streç filmle sarın. En az 2 en fazla 8 saat beklettikten sonra saçınızı şampuanla yıkayın. Haftada 1 kez uygulayabilirsiniz.


 


Ahmet Maranki Sağlık ve Güzellik önerileri