| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
45 "tedavi" etiketi kullanan gönderi (sayfa 1)"tedavi" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Kolestrolü Düşürmenin doğal Yolları

Geçen yıl yalnızca kalp ilaçlarına Türkiye 1.5 milyon dolar harcadı. Ameliyatlar, doktor kontrolleri bunun dışında. Kalbinizi korumak için artık bilinçlenin. Hatta kendinizin ve ailenizin doktoru olun. İlaç paralarından, çok ciddi operasyonardan küçük önlemlerle kurtulabilirsiniz.

Bu dosyada kalp hastalıklarının en ciddi habercilerinden biri kolesterol konusunu ele aldık. Kolesterolünüzü öğrenin, kontrol altında tutun ve kalp hastalıklarının ciddi sinyallerinden birini kendi kendinize iyileştirin. İşin uzmanı doktorlar sizi bu dosya ile bilinçlendirecekler. Prof. Dr. Bingür Sönmez, Prof. Dr. Murat Ersanlı, Diyetisyen Zeynep Koç kolesterol düşürmede en yeni teknikleri gösterecekler. Uygulayın ve damarlarınızı tıkayan kolesterolünüzü düşürün.

10 YAŞINDAKİ ÇOCUĞUNUZUN KOLESTEROLÜNÜ ÖLÇTÜRÜN!
Kalp hastalıklarının önünü kesmek için önemli bir gösterge sayılan kolesterol ölçümü pek çok kişi tarafından ihmal ediliyor. Prof. Dr. Bingür Sönmez ise ailelere, 10 yaşından itibaren çocuklarının kolesterol değerlerine baktırmayı tavsiye ediyor.

Kalp sağlığı için sadece 'iyi kalpli' olmak yetmediği gibi pek çok kişi de kalbini yormak için elinden geleni yapıyor. Kalp hastalıkları için önemli bir gösterge olan kolesterol değerlerinin ölçümü ise çoğunlukla ihmal ediliyor. Memorial Hospital Kalp Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü Başkanı Prof. Dr. Bingür Sönmez, kolesterolün kalp sağlığı için önemini anlattı:

MUTLAKA TEST YAPTIRIN
* Kolesterol kalp hastalığı riskini tam olarak gösteriyor mu, yoksa kolesterol ölçümü bir moda mı oldu?
Kalp hastalığının nedeni sadece kolesterol değildir. Ameliyat ettiğimiz birçok hastanın kolesterolünün normal olduğunu görüyoruz. Burada henüz sırrına ulaşamadığımız ince bir nokta var. Tıpkı kanserin tanımlanmasındaki gibi o büyüyü çözdüğümüz zaman damar sertliğini de çözmüş olacağız. Ancak; çok faktörlü bir hastalık olan damar sertliği içinde, kolesterolün yüksek olması önemli bir 'erken hastalık' nedenidir.

* Kalp hastalığı riski olmayan birinin kolesterol ölçtürmesi lazım mı?
Rutin olarak 40 yaşından sonra her yıl kan yağlarına baktırmak lazım. Eğer ailesel hikayesi ve diyabeti varsa bu 40 yaşı 30 yaşa indirmek lazım. Kolesterolü düşürmek için herkes bir Lokman Hekim ilacı bekliyor. 'Şu otu ye, iyi olacaksın' dememi bekliyorlar ama olay çok faktörlü. Hem diyet yapacaksın, hem kilo almayacaksın, hem spor yapacaksın, hem stresten arınacaksın. Kalp hastalıklarından ancak öyle korunabilirsin.

* Kolesterolü kaç yaşından itibaren ölçtürmek lazım?
Ailelerin 10 yaş civarındaki çocuklarının kan şekeri, kan yağları ve tansiyonunu mutlaka kontrol ettirmeleri gerekir. On yaşında olup kolesterolü bin civarında olan insanlar var. Bu vakalar çoğunlukla ailesel oluyor. Yani anne ya da babasında kolesterol olmuş oluyor ama bu da şart değil. Annebabada hiç kolesterol olmaz ama çocukta olabilir. Çünkü aile köklerinde vardır. Çocukların kolesterollerini ölçtürün, çünkü tekrar ediyorum sürpriz sonuçlarla karşılaşabilirsiniz.

* Kalp sağlığını korumaya kaç yaşında başlamalı?
Anti aging gençleşme değil yaşlanmayı önleme yöntemidir. Kalp sağlığını korumaya 15 yaşından sonra başlanmalı. Bol sebze, meyve, tavuk yenmeli. Okul kantininde kolalı içecekler vitrinden geri plana atıldı, hamburger satışları yasaklandı. 'Kalbimi Seviyorum', kampanyasından sonra Tarım Bakanlığı'nın müfettişleri kontrol ediyorlar. Cips, kolalı yiyecekler, hamburgerler kantinlerden artık yavaş yavaş atılıyor. Bu tedbirlerin sonuçlarını önümüzdeki 15 yıl içinde alacağız.

Papatya çayı ve ıhlamurun faydaları

Genellikle balçıklı topraklarda, orman çayırlıklarında,eğilimli topraklarda,tahıl,mısır,yonca,patates ve şalgam tarlalarında yetişir.
Yabani papatya ile arasındaki fark;sarı çiçek tabanının içinin oyuk ve kokusunun daha etkili oluşudur. Çiçekler sapsız olarak ,Mayıstan Ağustosa kadar,öğlen güneşinde toplanmalıdır.

*Küçük çocukların her türlü rahatsızlıklarında papatya çayı içirilebilir.

*Özellikle kramplarda ve karın ağrılarında kaynatılıp içilir. Ağrılı bölgelere kurutulmuş papatya ile doldurulmuş sıcak yastıklar koyulmalıdır.

* Bağırsak gazlarının giderilmesinde ve iltihabında kaynatılır ve bolca içirilmelidir.

*İshal,deri döküntüleri,mide rahatsızlıklarını iyileştirmeye yardımcı olur.

*Kadınların adet düzensizliklerinde,adet görememelerinde kaynatılıp içilirse adetin düzelmesine yardımcı olur.

*Sakinleştirici etkisi vardır,uykusuzluğa iyi gelir. Sinir sistemin rahatlatmak, bitkinliği gidermek için papatya banyolarından oldukça iyi sonuç alınabilmektedir.

*Terleticidir,yüksek ateşi düşürücü,boğaz ve bademcik gibi bir çok iltihaplanmalarda, dezenfektan ve iltihap kurutucu olarak kullanılabilir. Kaynatılıp bolca içilir.

*Göz ve göz kapağı iltihaplanmalarında, kaşıntı ve akıntılı deri döküntülerinde dıştan kompres olarak, diş ağrısında gargara olarak ve yaraların yıkanmasında da kullanılır. -Göz ağrılarında,sütle kaynatılan papatyaları sıcak kompres olarak göz kapaklarının üzerine koyulur.

*Sürgün etkisi yapmadan dışarı çıkmayı sağlar. Ayrıca basura dışta, papatya merhemi sürülerek tedaviye yardımcı olunur.

*Nezle ve sinüzitte,papatya buğusu kullanılabilir. Bu uygulamadan sonra dışarı çıkılmamalıdır.

*Soğuk algınlığı için; bir bardak sıcak su, bir çay kaşığı papatya karıştırılır 5 dk üstü kapalı kısık ateşte kaynatılıp demlenip süzülür. Sıcak olarak bal ilave edilerek sabah akşam içilir.(Antiseptiktir)

*Nevralji ve romatizmada papatya yağıyla masaj yapılır. Aynı bölgedeki organ yorgunluklarını da giderir.

*İşitme güçlüğü çekenler içinde ada soğanı kızartıldığı papatya yağını sıcak olarak,sık sık kulağa damlatıldığında yeniden işitmeye faydalı olacaktır.

*İdrar zorluğunu giderir,kumları döker kaynatılmış papatya çayı bir hafta sabah ve akşamları bolca içilmelidir. Kaynatılmış papatya mesanenin üzerine uygulandığında ağrıları da hafifletir.

*Damağı kuvvetlendirir,baş ağrılarını giderir, bunular için kaynatılıp içilir.

*Karaciğer rahatsızlıklarında tedaviye yardımcı olur. Bedeni güçlü tutar. Hepatit B' de bir çay bardağı sıcak suya yarım kahve kaşığı papatya konur,5 dk bekletilir,süzülür,öğle ve akşam yemeklerden 15 dakika önce içilir.

*Erkekler için,afrodizyaktır; kaynatılıp şekerle içilir. *Cilt bakımında; kaynatılmış bitki ve suyu ile haftada bir kez yüz yıkandığında ciltte tazelik ve sağlıklı bir renk kazandırdığı görülecektir. *Saç bakımında:özellikle saçları açık olanlar kaynatılmış papatya suyuyla yıkanır.

*Özellikle hassas ciltlere iyi gelir. Saç köklerini güçlendirir,dökülmesini önler,saç derisini derinlemesine temizler,saç köklerine kadar nüfus eder. Saçı canlandırır. Adaçayı yağı ile birlikte kullanıldığında çok daha iyi sonuçlar alınır.

KULLANIM BİÇİMLERİ

Çay hazırlamak:

bir çay kaşığı dolusu bitki, bir fincan kaynar suda haşlanır ve demlenmesi için kısaca beklenir. Banyo katkısı: Tam banyo için dört avuç dolusu, yüz veya saç yıkamak için bir avuç papatya çiçeği haşlanır ve demlenmesi için kısaca bekletilir. Kompresler: Bir fincan kaynak su, bir yemek kaşığı çiçeğin üstüne dökülür, demlenmesi için kısaca beklenir ve süzüldükten sonra sıcak kompreslerde kullanılır. Bitki yastığı: Keten bezinden yapılmış bir torba, kurutulmuş çiçekle doldurulur ve ağzı dikilir. Kuru bir tavada iyice ısıtılır ve hasta organın üstüne koyulur. Papatya yağı: Güneşli havada toplanmış çiçekler, küçük bir şişenin içinde gevşek olarak doldurulur ve üstüne, saf zeytinyağı dökülür. Zeytinyağı çiçeklerin üstüne çıkmalıdır. Şişe 14 gün güneşte bekletilir. Buzdolabında saklanmalıdır.

Papatya merhemi:

250 gr içyağı tavada iyice kızdırılır ve iki avuç dolusu çiçek bu yağa atılır. Tavadakiler köpüklenmeye başlayınca karıştırılır, ağzı kapatılarak serin bir yere kaldırılır. Ertesi gün hafifçe ısıtılır ve bir keten bezinden geçirilip, posa da sıkılır. Deneyimlere göre, en iyi yöntem şudur: Süzgecin içine bir keten bezi yayılır, süzgeç başka bir kabın üstüne oturtulur ve sıkma işlemine başlanır. Merhem maddesi düzgün bir biçimde karıştırılır ve temiz cam veya toprak kaplara boşaltılır.

IHLAMUR (Tilia argentea- europoea) Ihlamurun çiçeği ilkbaharda toplanarak gölgede kurutulur.

*Kanı temizler ve kan dolaşımını düzenler, kansızlığa, kalp çarpıntısına ve karaciğer zaafiyatine iyi gelir. Enfaktüse faydalıdır.

*Damar kireçlenmesinde, damar tıkanıklıklarında faydalıdır.

*İdrar arttırıcı özelliği vardır, böbrek ve mesaneyi temizler. Böbrek taşlarının düşmesine yardım eder. *Sinirleri kuvvetlendirerek, her türlü sinir bozukluklarını giderir. Yatıştırıcı ve uyutucudur. Vücuda rahatlık verir. Spazm gidericidir. *Balgam söktürücüdür, göğsü yumuşatır, terletici, ateş düşürücü etkisi vardır. Gribal enfeksiyonlarda etkilidir. Astıma, bronşite iyi gelir. Öksürüğü keser.

*Mide salgısını arttırır. Mide ülseri için oldukça faydalıdır, balla karıştırılarak içilir. Mide, bağırsak gazlarını giderir.

*Kabızlığı giderir, baş ağrısı ve dönmelerini iyi gelir, migren tedavisinde kullanılır, sara hastalığına faydalıdır.

*Burkulma ve ezilmelerden kaynaklanan ağrıları dindirir. Yanıklara iyi gelir. Apse ve çıbanların tedavisinde , iltihapları kurutmada kullanılır. Bulantıyı giderir.

*Ihlamur ağacının kabuğu dekoksikasyon yapılarak yatıştırıcı, safra söktürücü olarak kullanılır. Kabuklardan hazırlanan merhem yara iyileşmesinde kullanılır. Ihlamur ağacının kabuğunun altındaki lifler toplanır dövülerek hamur haline getirilir. Bu hamur yaraların tedavisinde kullanılır.

*Ihlamur çayı göz banyosu içinde kullanılır. Gözdeki kızarıklığı alır.

*Cilde güzellik verir. Çilleri giderir. Çiçeklerinden elde edilen su yüze sürülür. Yüzdeki ergenlik çıbanlarını yok eder. Saç dökülmesini önler. *Çocuklar banyo yaptırılırsa iyi gelir.

*UYARI: Daima taze kullanılmalı bekletildiğinde içindeki aktif maddeler kaybolur.

İNCİR (Ficus carica) Ficus carica türünün kurutulmuş meyvalarıdır. Bu tür genellikle 10m kadar yükseklikte bir ağaçtır. Yaprakları saplı, 3-5 loblu ve üzeri pürtüklüdür. Meyva küremsi veya armut biçimindedir. Meyva şekli ve rengine göre birçok kültür formları ayrılmaktadır. Türkiye'de çok tanınmış olanlar şunlardır.

Lop inciri, Sultan inciri: Meyvası soluk sarı renkli olup kurutmaya elverişlidir.

Kavak inciri, Patlıcan inciri: Meyvası morumsu siyah renkli olup, taze halde meyve olarak kullanılır. -100gr. kuru incirin besin değeri içeriği: Enerji 908 kg/ 217kcal, Protein 4 gr, Şeker 55.3gr, Yağ 1.2 gr,Diyet lifi 6.7 gr, Kalsiyum 138gr, Demir 4.2mgr , Magnezyum 91.5mgr, Fosfor 163mgr, Vit B1 0.073mgr, Vit B2 0.072mgr, A, B, C vitaminleri taşımaktadır. -Sütte bulunan kalsiyuma oranla daha fazla kalsiyum içerir. İncir yenilirken, çekirdeklerinin ağızda iyice çiğnendikten sonra yutulması daha faydalıdır.

*Kemik hastalıklarında, gelişim bozukluklarında önerilmektedir.

*Pektik maddelerin kaynağı olmasından dolayı, bağırsaklarda toksik maddelerin atılması, kandaki kolesterol düzeyinin düşürülmesi, şeker hastalıklarında kan şekerinin hızla yükselmesini önler. Taze incir kabızlığı önler. İncirler akşamdan suya konur, sabahleyin aç karnına yenilir. Kuru incir bağırsakların faaliyetini arttırır.( Meyvalardan elde edilen infusyon veya şurup özellikle çocuklarda tehlikesizce kullanılabilen bir müshildir. İncir şurubu şöyle hazırlanır: 120 gr kuru incir parçalanır, 600 gr su içinde 3 saat tutulur ve hafifçe sıkılarak bezden süzülür. Elde edilen sıvı kısım üzerine 400 gr toz şeker ilâve edilir ve bir taşım kaynatılır). Taze incir basur şikayetlerine faydalıdır. Sıtma hastalığına iyi gelir, mideyi çalıştırır. Kuru incir kuru üzümle karıştırılıp yenirse mide ülserine iyi gelir.

*Mineral madde, özellikle demir içeriğinin fazla olması nedeniyle hamileler ve küçük çocuklarda ortaya çıkan vitamin eksikliğinin neden olduğu hastalıklar ile kansızlığa iyi gelmektedir. *Vücudu şişmanlatır, kırk gün anasona batırılarak sabahları aç karnına fıstıkla yenilirse dimağı da zindeleştirir.

*Damar tıkanıklıklarını giderir, karaciğeri kuvvetlendirir, dalak şişkinliğine, , nefes darlığına iyi gelir. *Bronşit, öksürük ve göğüs ağrılarına faydalıdır. Taze incir, sütle birlikte pişirilerek yenilince nezleyi ve boğaz ağrılarını giderir. Balgam söktürücü olarak, bir miktar meyan kökü ve incir kaynatılarak sabah, öğle ,akşam bir çay bardağı içilir. Göğüs hastalıklarında pastırma çemeni ile pişirilip yenilirse iyi gelir. Zehirlenmelerde cevizle yenilir.

*İyi bir sinir yatıştırıcıdır. Vücuda rahatlık verir. Çıbanların olgunlaşmasını sağlar. Lapası yanık ağrılarına iyi gelir. Sütü siğillerin ve nasırların sökülmesini sağlar (Siğillerin üzerine hergün taze sütü sürülür ise siğil zamanla kaybolur).

*Romatizmaya iyi gelir, anason ve sedef çiçeği ile kaynatılarak ılık ılık suyu içilir.

*Bol miktarda yenirse afrodizyak etkilidir.

*Bazı kitaplarda kansere iyi geldiği yazılsa da bu durum tıbben ispatlanamamıştır.

*İncir sütü Doğu Anadolu' da sütü pıhtılaştırıp çökelek elde etmede kullanılır.

Ciltteki Kırışıklıklara ıhlamur maskesi

krsk SOĞUK kış günlerinin vazgeçilmez içeceği ıhlamur, kadınlar için de mucizeler yaratıyor. Ihlamurdan yapacağınız maskeyle siz de sağlıklı bir cilde kavuşabilirsiniz. Büyükçe bir tutam ıhlamuru bir cezvede demleyip soğumaya bırakın. Sonra 1 çorba kaşığı demlenmiş ıhlamuru 2 kahve kaşığı nemlendirici kremle karıştırın. Bu karışımı yüzünüze sürüp 10 dakika bekletin. Haftada iki kez uygulayın. Bu maske yüzü nemlendirerek kırışıklıkları önler.

Sarımsak vitamin Deposu

srmsak Sarımsağın bileşiminde şekerler, vitaminler (A, B, C), kükürtlü bir uçucu yağ ve içerisinde bol olarak allil sülfür bulunuyor. Sarımsağın özel kokusu ve tadı bundan ileri geliyor. Sarımsağın ihtiva ettiği yağ olan 'Oleum allicine', 1944 senesinde J. Cavallit•ve J. Bailey adlı iki Bilim adamı tarafından keşfedilmiş. Bu yağın 1 miligramı, 15 OE penisilinin aktivitesine eşit kıymetli bir deva.


Sarımsak Salgın Hastalıklara Karşı Kalkandır
Uzmanlar, sarımsağın, salgın hastalıkların yayılmasını engelleyen en önemli faktör olduğunu belirtiyor. Mikroplarla iç içe yaşayan, kontrolsüz yiyecekleri tüketen, kanalizasyonların yollara aktığı gecekondu mahallelerinde yaşan insanların salgın hastalıklarla karşılaşmamasının en büyük sebebi, sarımsak olarak gösteriliyor. Yalnızca mikrobik hastalıklardan insanları koruyan sarımsak, Avrupa'da en önemli ölüm sebebi olarak bilinen Kanser ve damar hastalıklarına karşı da insanları koruyor. Bugün dünyada en fazla sarımsak yenen ülke olan Bulgaristan'da kanser ve damar sertliğinden ölenleri sayısı, Avrupa'ya nazaran 6-7 misli düşük. Ayrıca İsveçli çocuklar, çocuk felcine karşı da koruduğu anlaşılan sarımsağı yiyerek okula gidiyorlar

Suna dumankaya saçkıran için bitkisel formül

Suna Dumankaya‘dan saçkıran ve sakal kıran için doğal formül tarifi:

Malzemeler :

 

-1tatlı kaşığı vazelin
-yarım çorba kaşığı ardıç katranı
-yarım limon suyu
-Sarımsak

Hazırlanışı
: Tüm malzemeleri karıştırdıktan sonra cam bir kavanoza koyun. Sarımsağı ikiye bölün.

Saçkıranın veya sakalkıranın üzerine sarımsak ile iyice masaj yaparak sarımsağı o bölgeye yedirin. Ardından önceden hazırlanmış karışımı saçkıranlı bölgeye sürün ve 2 saat bekletin. 7-8 gün boyunca aynı uygulamayı tekrar edin.

Menopoz'a bitkisel çözüm

 Menopoz, özellikle 40′lı yaşların ikinci yarısından itibaren kadınların korkulu rüyası

SICAK BASMALARI
‘BU dönemlerde ani sıcak basmaları, sıkıntılı-sinirli ruh hali ve uyku problemleri kadınların en çok hissettiği sorunlardır. Böyle anlarda özellikle bedeninize göndereceğiniz olumlu düşünce formları sizi çok fazla destekler. İçinizde bu tip sorunlar hissettiğiniz anlarda ilk yapacağınız şey, düşünsel gücünüzde bu anların kısa bir süre içinde geçeceğini onaylayarak kendinizi en mutlu hissettiğiniz anlara yönlendirebilme olmalıdır. Özellikle kemik erimesi ve kireçlenme için arısütü, ginseng, köpekbalığı kıkırdağı tabletleri de beden için önemli takviyelerdir.

RENKLERİ İÇİNİZE ÇEKİN
HERGÜN yoga solumaları ve yoga egzersizleri ile birlikte mavi, yeşil ve beyaz renklerle 3-5 dakikalık renk meditasyonu da menopozdan kaynaklanan sıkıntılarınızı azaltmanızı sağlayacaktır. Bu yöntemler vücudunuzun enerji akışını düzenleyerek salgı bezlerinin dengelenmesine yardımcı olur. Ayrıca çeşitli hormon içeren bitkiler de bedeni destekler. Bu bitkilerin en başında birçoğumuzun bildiği adaçayı ve keten tohumu gelir. Ancak Şerbetçiotu bitkisi de önemli miktarda dişilik hormonu olan östrojen içerdiği için özellikle menopoz döneminin en iyi destekleyicisi olarak bilinir’. İşte Işık Kırgız’ın menopozun etkisini en aza indirecek bitkisel çayın formülü:

 MUCİZE İKSİR İLE TEDAVİ
1 ölçü adaçayı,
1 ölçü rezene,
1ölçü ebegümeci,
1ölçü papatya,
1ölçü melisa,
1ölçü şerbetçiotu,
1ölçü keten tohumu…
Tüm bu bitkileri harmanlayarak hazırlayacağınız karışım, çay gibi demlenir. Günde 2 su bardağı olmak üzere 3 hafta süreyle kür halinde içilir. Bu süre sonunda on gün ara verilerek, istenirse daha sonra bu bitkilerle devam edilebilir..

kaynakuperonline

Kadınlar Erken menopoza neden girerler?Sebepleri nelerdir?

Bir kadında adet kanamalarının 35 yaşından önce kesilmesine erken menopoz adı verilmektedir. Günümüzde halk arasında erken menopozun daha sık görüldüğü iddia edilse de bu tam olarak doğru değildir. 35 yaş - 50 yaş arası olguları erken menopoz olarak değerlendirmek doğru değildir.

kdnm Neden olur?
Herhangi bir nedenle yumurta hücrelerini hızla tüketen her olay erken menopoza neden olabilir.
En sık görülen nedenler aşağıda sıralanmıştır:
Otoimmun hastalıklar
Yumurtalıkların erken tükenmesi ve menopoz ortaya çıkması en sık otoimmun hastalıklar adı altında toplanan bir diz hastalığa bağlı ortaya çıkar. Otoimmun hastalık bireyin bağışıklık sisteminin henüz bilinmeyen nedenlerle kendi organlarını yabancı doku gibi algılaması ve bu organlara saldırarak onları tahrip etme çabası olarak tarif edilebilir. Eğer yabancı olarak algılanan doku yumurtalıklar ise işte bu otoimmun hastalık türü erken menopoz ortaya çıkmasına neden olur.
Ameliyatla yumurtalıkların alınması
Herhangi bir gereklilik sonucu genç kadının her iki yumurtalığı birden çıkarıldığında görülen erken menopoz türüdür. Bunun yanında diğer jinekolojik operasyonlarda da ender olarak (yumurtalıklara kastedilme olmaksızın) yumurtalıklar zarar gördüğünde erken menopoz ortaya çıkabilmektedir.
Kanser tedavileri
Kanser tedavisi için radyoterapi (ışın tedavisi) veya kemoterapi (ilaç tedavisi) alan kadınlarda yumurtalıklar hasar görebilir ve menopoz ortaya çıkabilir.
Aile öyküsü
Menopoza girme yaşını belirleyen en temel etkenlerden biri kişinin annesinin menopoza girme yaşıdır ve yakın aile bireylerinden birinde erken menopoza girme öyküsü erken menopoz olasılığını belirgin şekilde artırır.
Kromozom bozuklukları
Frajil X Sendromu, Turner Sendromu gibi ender görülen kromozom bozukluklarında yumurtalıklar erken yaşta tükenir.
Yaşam tarzı
Sigara içilmesi menopoza girişi hızlandırmakla beraber tıbbi anlamda erken menopoza yol açması (yani 35 yaşından önce menopoza girilmesi) olağan değildir.
Benzer şekilde ruhsal stres de yardımcı bir etken olmakla beraber tek başına erken menopoza yol açması beklenen bir etken değildir.
Nasıl tedavi edilir?
Erken yaşta ortaya çıkmış menopoz olgularında (özellikle otoimmun tipte olanlarda) kendiliğinden geri dönüş veya tedaviyle geri dönüş mümkün olabilmektedir.
Genç yaşta menopoza girmiş olmanın getirdiği en önemli dezavantajlardan biri kemik erimesinin hızlanması olduğundan bu konuda gerekli önlemler alınmalı ve kemikleri koruyucu tedaviye geçilmelidir.
Ateş basması, vajinada kuruluk, ruhsal gerginlik gibi klasik menopoz belirtileri de çoğu durumda hormon tedavisine yanıt vermektedir.
Yumurta hücrelerinin tükenmesiyle ortaya çıkan erken menopoz olgularında kadının yumurta hücresi kalmadığı için kendi yumurtalarıyla gebelik oluşması (tüp bebek de dahil) çok zordur, bu durumda çoğu durumda tek çare donör oosit (başka bir kadının bağışladığı yumurta hücresi) ile oluşturulmuş gebeliktir.

Dr. Meltem Çay :Menopoza bitki çaylı çözüm

yk Kadın Sağlığı Uzmanı Dr. Meltem Çam, menopoza bağlı şikayetleri azaltmak için yapılan tedavilerde Almanya ve ABD'de hekimler tarafından en çok bitkisel ilaçların verildiğini belirterek, "Cohosh, soya, isoflavan, ginseng ve yeşil çay, kedi otu menopoza bağlı şikayetleri azaltıyor" dedi. Menopozun kadının üretkenliğinin bitişi olduğunu belirten Anadolu Sağlık Merkezi Kadın Sağlığı Uzmanı Dr. Meltem Çam, "Vücutta yavaş yavaş östrojen ve progesteron denen hormonların üretimi durur. Adetler seyrekleşir, düzensizleşir, 3 ila 5 yıl sonra da tamamen durur. Kadının sıcak basmaları, ruhi durum değişiklikleri, eklem ağrıları ve vajinal kuruluğu olur. Artık östrojenin koruyucu etkisi olmadığı için kadın, kalp hastalıkları, kemik erimesi (osteoporoz) ve diğer sağlık problemleriyle karşı karşıya
kalır. Ortalama olarak menopoz 45-55 yaş civarında olur. Aynı ergenlikte adetlerin başlaması gibi menopozun zamanı da kadınlar arasında farklılıklar gösterir" dedi.
Her kadının menopozu yaşayışının birbirinden farklı olduğunu ve menopoza ait şikayetlerin bazı kadınlarda çok, bazılarında ise az olabildiğine dikkat çeken Çam, "Menopozun ilk görülen şikayetleri, ruhi dalgalanmalar, panik ataklar, uyku bozuklukları, depresyon, anksiyete (huzursuzluk), sıcak veya soğuğa hassasiyet, eklem ve kas ağrıları, alerjiler ve baş ağrılarıdır. Östrojendeki azalma devam ettikçe bu şikayetlere gece terlemeleri, halsizlik, vajinde kuruluk, cinsel istek veya cevapta farklılıklar,
unutkanlık, sıcak basmaları ve kiloda farklılaşmalar eklenir. Menopoz hastalık olmamakla birlikte menopoza bağlı şikayetler kadının hayatını çekilmez hale getirebilir. Vücutta tükenen östrojenlerin dışarıdan ilaç olarak takviye edilmesi bu şikayetleri azaltıp ortadan kaldırabilir. Bu tedavi için kullanılan sentetik veya hayvani östrojenler, sıcak basmaları, ruhi dalgalanmalar ve vajinal kuruluk olmak üzere menopoz şikayetlerini belirgin olarak azaltırlar. Östrojen tek başına verilince rahim kanseri riskini
arttırdığı için rahmi olan hastalara progesteron hormonu ile birlikte verilir. Menopoz için östrojen ve progesteron içeren bu ilaç tedavilerine hormon replasman (yerine koyma) tedavisi denir. Halen meme kanseri olan veya artış riski olan hastalar hormon replasman tedavisi için uygun değildirler" diye konuştu.
Son dönemlerde fitoöstrojen denilen doğal bitkisel östrojenlere olan eğilimin gittikçe yaygınlaştığını ifade eden Dr. Çam, "Bitkisel östrojenlerin özellikleri, molekül yapılarının vücutta bulunan östrojen molekülüne çok benzemesidir. Bu benzerlik insan vücudunun bu molekülü kendi östrojen molekülü olarak algılamasını sağlamaktadır. Bu da östrojen yetersizliğinde ortaya çıkan belirtilerin azalmasını sağlayabilir. Doğal fitoöstrojenlerin içerisinde en önde gelenleri isoflavanlardır. İsoflavanlar kimyasal olarak östrojenlere benzer özellikler gösterirler, ancak daha hafif etkilidirler. En önemli fitoöstrojen kaynaklarından birisi soyadır. Son yıllarda gözde olan bir diğer ürün de black cohosh isimli bitki ekstresidir. Yılan otu olarak da adlandırılan bu bitki ekstresi hafif östrojen etkilidir. Menopoz döneminde sık sık görülen sıcak basması, ani terlemeler, sinirlilik ve düzensiz uyku gibi rahatsızlıkların etkisini azaltır. Özellikle östrojen replasman tedavisinin kontrendike olduğu durumlarda vücutta östrojen benzeri etki göstermesinden dolayı kullanılmaktadır. Almanya ve ABD de, hekimler tarafından en fazla reçetelenen bitkisel ilaçların başında gelmektedir. Menapozal bir kadın için en önemli iki faktör egzersiz ve hayat tarzını düzenlemektir. Merdivenleri kullanmak, günlük yürüyüş süresini arttırmak yapılabilecek en iyi ve en basit egzersizlerdir. Hayat tarzını düzenlemeye gelince depresyon, stres ve öfkeyle baş edebilmek için gerekirse psikolojik yardım almak ve duygusal desteğin önemi vurgulanabilir. Menopozal şikayetlerin azalması için tavsiye edilen diğer bitkiler ginseng, valerian (kedi otu) ve yeşil çaydır" şeklinde konuştu.

kaynak: İHA

Ahmet Maranki saç dökülmesine ceviz kabuğu kürü

cviz Saç dökülmelerini önlemek için Ahmet Maranki’nin Ceviz kabuğu kürü:

20 tane cevizi kırın içini ayıklayın bize kabukları gerekli.Bu cevizlerin kabuğunu, 1 litre suya koyarak 10-15 dakika kaynatın.Elde edilen ceviz kabuğu suyu ile her gün sabah ve akşam saçlarınızı yıkayın. Düzenli uyguladığınızda kısa sürede saç dökülmeniz duracaktır.

Meyan köyü çayı ile mide yanması'na(reflü) bitkisel tedavisi

meyan

 Mide reflüsü olarak da bilinen Gastro Özafagial Reflü hastalığı mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçmasıdır. Göğüs ağrısı ve yutma güçlüğü bilinen en yaygın belirtileridir. Reflü olan kişide yemekten 30 - 60 dakika sonra oluşan ve uzanıp yatmakla başlayan veya artan yanma belirtileri görülür. Ayrıca tükrük salgısında artış, yutma güçlüğü ve yutma sonrası ağrı duyulması, kusmayla kan gelmesi, dışkının siyah gelmesi ve demir eksikliği anemisi görülebilir.

Reflü'nün meyan kökü le bitkisel tedavisi:

Tahmini 25 gram Meyan kökünü akşamdan derin bir kap içerisine koyup yaklaşık 1,5 litre su ekleyiniz ve demlenmeye bırakınız.Ertesi gün demlenen meyan kökünü bir tülbent yardımı ile süzerek afiyetle içiniz.


Ahmet Maranki Sağlık ve Güzellik önerileri